Günlük hayatın içinden tuhaf karşılaşmalar, beklenmedik cevaplar ve küçük yanlış anlamalar… Biraz da Gülelim serisinin bu bölümünde, birbirinden kısa fıkralar peş peşe geliyor.
Birbirinden komik fıkralar
Boğuluyoruz işte...
Dalgıç, 6 metre derinde balıklarla oynaşıp çevresindeki müthiş manzaranın tadını çıkarıyormuş. Tam o sırada yanına oksijen tüpü, deniz gözlüğü ve dalgıç kıyafeti olmayan bir adam gelmiş.
Dalgıç şaşırmış; 10 metre daha derine inmiş. Aynı adam ağır ağır yine yanına süzülmüş. Hayretler içindeki dalgıç, özel tebeşirini ve tahtasını çıkarıp üzerine “Donanımınız olmadan bu kadar derine nasıl dalabiliyorsunuz?” diye yazmış ve adama çevirmiş.
Adam tahtayla tebeşiri alelacele elinden alıp “Salak!” yazmış. “Boğuluyoruz işte, görmüyor musun?”
Sabaha kadar...
Kadın psikiyatra giderek, “Nasıl söylesem bilemiyorum; ben aşırı ‘erkeklerle birlikte olma’ duygusuyla yüklüyüm,” demiş.
Doktor, “Anladım,” demiş. “Size yardımcı olabilirim ama saatim 80 dolardır.”
Kadın, “Fena değil,” demiş. “Acaba sabaha kadar kalırsanız ne istersiniz?”
Kaç yaşındayım?
Öğretmen derste öğrencilerine dönüp, “Söyleyin bakalım,” demiş. “Kuzeyimizde Karadeniz, güneyimizde Akdeniz, batımızda Ege varsa ben kaç yaşında olurum?”
Arka sıralardan bir öğrenci, “44!” diye bağırmış.
Gerçekten 44 yaşında olan öğretmen şaşırmış: “Nasıl bildin?”
Ayağa kalkan öğrenci, “Gayet kolay öğretmenim,” demiş. “Benim tam 22 yaşında ‘yarı manyak’ bir ağabeyim var. Onun yaşını 2 ile çarpıp sizinkini buldum!”
Porno rezaleti
Yaşlı adam gündüz salonda “History Channel” seyrederken mutfaktaki karısına birden bağırmış: “Hiii! Ethel, koş! Çocukların ayakta olduğu şu saatte bu sefillerin gösterdiği porno rezaletine bak! Hem de bu kanalda!”
Ethel, ellerinden sular süzülerek mutfaktan koşup gelmiş ve dikkatle ekrana bakmış. Sonra mutfağa dönerken kocasına, “Gözlüğünü tak sersem!” demiş. “Görmüyor musun, Fidel Castro muz yiyor!”
Günlüğümü çalan adi
Partide bir delikanlı, kızın birini salonun köşesinde kıstırıp kulağına bir şeyler fısıldamış.
“Seni adi sapık!” demiş kız. “Böyle bir şeyi isteyebileceğimi, böyle bir şeye izin verebileceğimi nasıl düşünebiliyorsun?”
Sonra birden gözlerini kısıp kızararak, “Şimdi anladım,” demiş. “Günlüğümü çalan adi mutlaka sen olmalısın!”
En az iki büyük
Polis, sağa sola yalpalayarak gelen otomobili durdurmuş. Arabayı kullanan sarışın camı açınca ortama kesif bir içki kokusu yayılmış.
Sarışın kendisine uzatılan cihaza üfleyince polis memuru, “Off!” demiş. “Göstergeye göre bu gece en az iki büyük dikmişsiniz!”
Sarışın şaşırmış: “Aa? Bu alet onu da mı tespit edebiliyor?”
Karım bir zebra
Leopar göz doktoruna gidip, “Rahatsızım efendim,” demiş. “Ne zaman karıma baksam üzerinde bir sürü nokta görüyorum.”
Doktor, “Bunda endişelenecek ne var? Siz bir leoparsınız, değil mi?” demiş.
Leopar, “Tamam da doktor,” demiş. “Benim karım bir zebra!”
Kol saati
Adam kocaman bir duvar saati satın almış. Saati mağazadan arabasına götürürken hayli zorlanıyormuş. Ağırlığı ve büyüklüğü yüzünden önünü doğru dürüst göremiyor, sağa sola yalpalıyormuş. Derken bir kadına çarpmış.
“Aptal!” diye bağırmış kadın. “Herkes gibi kol saati kullansana!”
Kuş gözlemekten
Adam cumartesi gecesi arkadaşlarıyla içip çapkınlık yaptıktan sonra sabaha karşı evine dönmüş. Kapıda son derece kızgın karısı onu karşılamış ve sormuş:
“Neredesin bu saate kadar?”
Adam, “Arkadaşlarla kuş gözlemekten geliyoruz hanım,” diye cevap vermiş.
Kadın sinirlenerek, “Gecenin karanlığında ha?” demiş. “Bu saatte gözlenecek bir tek ‘Kızıl perçemli yatak bülbülü’ bulunur canım!”
Sadece bir kadeh
Adam sarışına, “Bir kadeh daha içki alır mısın?” diye sormuş.
“Kocam sadece bir kadeh içmeme izin veriyor,” diye cevap vermiş sarışın.
Adam merakla, “Neden?” diye sormuş.
Sarışın, “Bir kadehte herkesten keyif alıyorum,” demiş. “İkinci kadehten sonra herkes benden!”
Mucize
Adamın biri koltuk değnekleriyle kiliseye gelip kutsal suyun önünde durmuş. Her iki ayağına kutsal sudan dökmüş, ardından koltuk değneklerini fırlatıp atmış.
Kilise korosundaki çocuklardan biri bu sahneye şahit olmuş. Koşup rahibe gördüklerini anlatmış.
Rahip heyecandan titreyerek, “Oğlum, inanılmaz bir mucizeye şahit olmuşsun!” demiş. “Bu adam şu anda nerede, biliyor musun?”
Çocuk, “Tabii,” demiş. “Kutsal suyun yanında poposunun üzerine düşmüş, debelenip duruyor!”







