Bazen kısa bir fıkra, günün bütün yorgunluğunu unutturur. İşte birbirinden farklı karakterleri ve beklenmedik sonlarıyla komik fıkralar, Temel fıkraları ve karı koca fıkraları… Bu eğlenceli hikâyeler arasında size en çok güldüreni seçin!
Birbirinden komik kısa hikâyeler
Yapamadıklarım
Yaşlı adam yolda yürürken kaldırım kenarında oturmuş, ağlayan küçük bir çocuk görmüş. Ona neden ağladığını sormuş.
Çocuk hıçkırarak, “Genç ağabeylerimin yaptıklarına imreniyorum. Ben onların yaptıklarını yapamıyorum!” demiş.
Yaşlı adam çocuğun sözlerini bir süre düşündükten sonra yanına oturmuş. Ardından o da ağlamaya başlamış!..
Aptal koca
Adam yatak odasına girer girmez karısının koynunda başka bir adam olduğunu görmüş.
“Hiii!.. Siz… Siz burada ne yapıyorsunuz?” diye çığlık atmış.
Karısı sevgilisine dönüp, “Gördün mü? Sorduğu şeye bak. Benim kocamın aptalın teki olduğunu söylemiştim sana!..” demiş.
Kıymetli eşya
Evin hanımı, işe yeni başlayan hizmetçiye eşyaların değerini anlatıp dikkatli davranmasını istemiş.
“Bak, şu yemek masasıyla sandalyeler var ya, ta 14. Lui’nin sarayına kadar gidiyor. Dikkat et,” demiş.
Hizmetçi, “Merak etmeyin hanımım,” diye cevap vermiş. “Bizim evdeki eşyalar her ay muntazaman icra dairesine gider, geri gelir; hiçbir şeycikler de olmuyor vallahi!..”
Kereviz
Annesi Mary’nin tabağına yemeğini koyup mutfağa gitmiş. Döndüğünde minik kızını gözlerini kapatmış, ellerini açmış, yemek duası ederken bulmuş.
Mary duasını bitirip gözlerini açmış ve önündeki tabağa bakmış. Birden tavana doğru seslenmiş:
“Heyyy! Bu kereviz hâlâ tabağımda ama?”
Mangal
Adam, mahallesindeki inşaat malzemeleri satan dükkâna girip, “Bir kamyon tuğla istiyorum,” demiş.
“Ooo, epey tuğla ha? Ev falan mı yapıyorsunuz?” diye sormuş satıcı.
“Yok, mangalımı koymak için altlık yaptıracağım,” diye cevap vermiş adam.
Satıcı şaşırmış: “Bunun için bir kamyon tuğla fazla değil mi?”
“Yoo, ne fazlası?” demiş adam. “Kardeşim, ben sekizinci katta oturuyorum!..”
Tuvalet adı
Restoranlarda kadın ve erkek tuvaletlerini belirten ilginç işaretler ve resimler dikkatimi çeker. Geçen gün lüks bir otelde tuvaleti ararken yan yana iki kapı gördüm. Birinin üzerinde MERCAN, diğerinde KAKTÜS yazıyordu.
Şaşırıp oradaki görevliye gülümseyerek, “Tuvalet ihtiyacım için hangisini kullansam bilemedim. Mercan’a mı girsem, Kaktüs’e mi?” dedim.
“İkisinde de hoş karşılanmazsınız. Bence şuraya gidin,” dedi ve üzerinde ERKEK yazan kapıyı gösterdi. “Mercan ve Kaktüs, küçük gruplar için otelimizin özel yemek salonları efendim!”
Dişsiz canavar
Uzun süre sonra yolda karşılaşan iki sınıf arkadaşı, görüşemedikleri yıllarda neler yaşadıklarını anlatmaya başlamışlar.
Sera, “Evlendikten hemen sonra ailemize eğri mi eğri, çöp bacaklı, dişsiz bir canavar katıldı,” diye söze başlamış.
“Ne? Bir bebeğiniz oldu ha?” diye sevinçle zıplamış arkadaşı.
Sera dişlerini sıkarak, “Yok, kocamın annesi bizimle yaşamaya başladı!..” demiş.
Gül dövmesi
İki yaşlı kadın güzellik salonunda otururken içeri, tek göğsünde kısa saplı bir gül dövmesi olan genç bir kadın girmiş.
Yaşlı kadınlardan biri diğerinin kulağına eğilip, “Bu gençler son derece düşüncesiz. Hiç göğse böyle kalıcı dövme yapılır mı? Şimdi gül orada hayli hoş duruyor ama 50 sene sonra sarkık pazar filesinin içindeki uzun saplı ıspanağa dönecek!..” demiş.
Çaycı Temel
Fabrikada iş arayan Temel’e patron, iş yerinde nasıl faydalı olabileceğini anlamak için, “Çay demleyebilir misin?” diye sormuş.
“Evet,” demiş Temel.
“Güzel! Peki, vinç de kullanabilir misin?”
Temel şaşırarak, “Neden? Kardeşim, sizin çaydanlık kaç ton?..” demiş.
Vazgeçecekler
Yaşlı kadın itfaiyeyi arayıp telaşla, “Çabuk yardım edin! İki kişi pencereme tırmanmaya çalışıyor, bana tecavüz edecekler,” demiş.
Hattın ucundaki görevli, “Burası itfaiye efendim, polisi arayın,” diye cevap vermiş.
“Hayır, aradığım sizsiniz,” demiş yaşlı kadın. “Uzunca bir merdivene ihtiyaçları var; yoksa korkarım vazgeçip gidecekler!”
Hep oluyor
Emniyet yetkilileri uyuyor mu? Böyle bir dolandırıcılık ne görülmüş ne de duyulmuştur… Dinleyin bakın.
Büromdan çıkarken 18-20 yaşlarında iki kız gelip arabamın ön camını silmeye başladı. Önleri yer yer yırtık, açık ve ıslak tişörtlerine bakmamak, etkilenmemek mümkün değildi. Teşekkür edip bahşiş vermek istedim; almadılar. Bunun yerine onları şehirde başka bir park alanına bırakmamı istediler.
Kabul ettim. Arka koltuğa geçtiler ve yolda birbirlerini soymaya başladılar. Daha sonra biri ön koltuğa gelip beni öpmeye başladı; diğeri de o sırada cüzdanımı çaldı.
Bu olay daha geçen salı günü oldu. Çarşamba günü de iki kere başıma geldi; perşembe ve bu cumartesi de… Sanırım yarın da aynısı olacak!..
İşte birbirinden farklı bu fıkralar ve eğlenceli hikâyeler, son anda gelen sürprizleriyle gülümsetmeye devam ediyor.