Komik Fıkralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Images

Biraz da Gülelim: Çikolatalı Kurabiye Fıkrası

Biraz da gülelim! İşte çikolatalı kurabiye kokusunun, ölüm döşeğindeki yaşlı bir adama bile nasıl güç verdiğini anlatan kısa ve eğlenceli bir hikâye. Sonundaki sürpriz, bu komik fıkrayı unutulmaz kılıyor.

Çikolatalı Kurabiye Kokusu

Yaşlı adam ölüm döşeğindeydi. Son dakikalarını yaşıyordu. Hasta yatağında yatarken birden mutfaktan gelen tanıdık bir koku duydu: En sevdiği çikolatalı kurabiyelerin kokusu!

Birden gözleri aralandı. Kendini ayağa kalkacak kadar güçlü hissetti. Bu şaşılacak bir şeydi; ölmek üzere olan adamı yataktan kaldırmaya kurabiyelerin kokusu yetmişti.

Duvara tutunarak merdivenlere doğru yürüdü. Basamakları ağır ağır inerken sanki mutfağa değil, hayata yaklaşıyormuş gibi heyecanlıydı.

Nihayet mutfak kapısına ulaştı. Masanın üzerindeki tepside onlarca çikolatalı kurabiye duruyordu. Adam, son gücüyle masaya yaklaştı. O kurabiyelerden birini ağzına atabilse sanki ömrüne ömür katılacaktı.

Bir tane almak için elini uzattı...

Ama karısı birden yetişip eline vurdu:

“Çek elini bakayım. Onlar cenaze için...”

Beklenmedik Sonuyla Güldüren Kısa Bir Fıkra

Kurabiyelerin kokusuyla yeniden canlanan yaşlı adamın hevesi, karısının tek cümlesiyle yarım kalır. Bu küçük hikâyenin komik yanı da tam burada: Adam kurabiyeye kavuşacağını sanırken, kurabiyelerin cenazeye ayrıldığını öğrenir.

Kısa komik hikâyeler ve güldüren kısa fıkralar arayanlara, bu çikolatalı kurabiye hikâyesiyle biraz olsun gülümseme molası!

Images

Biraz da Gülelim 4: Komik Fıkralar ve Kısa Şakalar

Otomobillerden evliliğe, gündelik hayattan yılbaşı sofralarına uzanan bu kısa espriler, küçük ayrıntılardaki mizahı yakalıyor. İşte gülümseten komik fıkralar ve şakalar:

Otomobiller ve günlük hayat

Arkadaşım, sadece “deniz suyu” ile gidebilen bir otomobil icat ettiğini söylüyor. Ama deniz suyunun mutlaka “Meksika Körfezi”nden alınması şartmış!

Oğlum, 18 yaşını bitirdiği gün gelip arabamı istedi. “Artık 18 yaşındayım; istersem sabaha karşı eve gelebileceğimi sen söylemiştin,” dedi.

Ben de, “Haklısın, istediğin saate kadar kalabilirsin. Ama arabam 6 yaşında; onun en geç 11’de garajında olması lazım,” dedim.

Ülkemize gelen Amerikalı turist, alaturka tuvaleti ilk defa görmüş. “Çok rahat bir şey,” demiş, “dirsek koyulacak yerleri bile var.”

Bu sene kamuflajlı pantolonlar son derece moda. Geçen gün onlardan bir tane satın almak için çarşıya çıktım. Tabii ki bir tane bile göremedim!

Para hiçbir zaman mutluluk getirmez... Ama Porsche içinde ağlamak, Murat 124’e nazaran daha rahat olmalı!

Evlilik ve ilişkiler üzerine

Bir erkek, evlenmeden “her konuda hata yapan biri” olduğunu asla öğrenemez!

- Bu akşam yılbaşı yemeğinde kayınvalidem var...
- Hadi ya? Biz de hindi aldık!

İlk bakışta kesinlikle âşık olmam. Mutlaka bir-iki defa daha bakarım!

Yılbaşı ve diğer kısa şakalar

- Noel Baba’nın burnu neden kırmızıdır?
- Çünkü Ren geyiklerinin çektiği kızağın ABS’si yoktur!

Erkeklerin “Diğer arkadaşlarımdan küçük,” diye tek övündükleri şey cep telefonlarıdır.

Images

Biraz da Gülelim 3

Günlük hayatın içinden tuhaf karşılaşmalar, beklenmedik cevaplar ve küçük yanlış anlamalar… Biraz da Gülelim serisinin bu bölümünde, birbirinden kısa fıkralar peş peşe geliyor.

Birbirinden komik fıkralar

Boğuluyoruz işte...

Dalgıç, 6 metre derinde balıklarla oynaşıp çevresindeki müthiş manzaranın tadını çıkarıyormuş. Tam o sırada yanına oksijen tüpü, deniz gözlüğü ve dalgıç kıyafeti olmayan bir adam gelmiş.

Dalgıç şaşırmış; 10 metre daha derine inmiş. Aynı adam ağır ağır yine yanına süzülmüş. Hayretler içindeki dalgıç, özel tebeşirini ve tahtasını çıkarıp üzerine “Donanımınız olmadan bu kadar derine nasıl dalabiliyorsunuz?” diye yazmış ve adama çevirmiş.

Adam tahtayla tebeşiri alelacele elinden alıp “Salak!” yazmış. “Boğuluyoruz işte, görmüyor musun?”

Sabaha kadar...

Kadın psikiyatra giderek, “Nasıl söylesem bilemiyorum; ben aşırı ‘erkeklerle birlikte olma’ duygusuyla yüklüyüm,” demiş.

Doktor, “Anladım,” demiş. “Size yardımcı olabilirim ama saatim 80 dolardır.”

Kadın, “Fena değil,” demiş. “Acaba sabaha kadar kalırsanız ne istersiniz?”

Kaç yaşındayım?

Öğretmen derste öğrencilerine dönüp, “Söyleyin bakalım,” demiş. “Kuzeyimizde Karadeniz, güneyimizde Akdeniz, batımızda Ege varsa ben kaç yaşında olurum?”

Arka sıralardan bir öğrenci, “44!” diye bağırmış.

Gerçekten 44 yaşında olan öğretmen şaşırmış: “Nasıl bildin?”

Ayağa kalkan öğrenci, “Gayet kolay öğretmenim,” demiş. “Benim tam 22 yaşında ‘yarı manyak’ bir ağabeyim var. Onun yaşını 2 ile çarpıp sizinkini buldum!”

Porno rezaleti

Yaşlı adam gündüz salonda “History Channel” seyrederken mutfaktaki karısına birden bağırmış: “Hiii! Ethel, koş! Çocukların ayakta olduğu şu saatte bu sefillerin gösterdiği porno rezaletine bak! Hem de bu kanalda!”

Ethel, ellerinden sular süzülerek mutfaktan koşup gelmiş ve dikkatle ekrana bakmış. Sonra mutfağa dönerken kocasına, “Gözlüğünü tak sersem!” demiş. “Görmüyor musun, Fidel Castro muz yiyor!”

Günlüğümü çalan adi

Partide bir delikanlı, kızın birini salonun köşesinde kıstırıp kulağına bir şeyler fısıldamış.

“Seni adi sapık!” demiş kız. “Böyle bir şeyi isteyebileceğimi, böyle bir şeye izin verebileceğimi nasıl düşünebiliyorsun?”

Sonra birden gözlerini kısıp kızararak, “Şimdi anladım,” demiş. “Günlüğümü çalan adi mutlaka sen olmalısın!”

En az iki büyük

Polis, sağa sola yalpalayarak gelen otomobili durdurmuş. Arabayı kullanan sarışın camı açınca ortama kesif bir içki kokusu yayılmış.

Sarışın kendisine uzatılan cihaza üfleyince polis memuru, “Off!” demiş. “Göstergeye göre bu gece en az iki büyük dikmişsiniz!”

Sarışın şaşırmış: “Aa? Bu alet onu da mı tespit edebiliyor?”

Karım bir zebra

Leopar göz doktoruna gidip, “Rahatsızım efendim,” demiş. “Ne zaman karıma baksam üzerinde bir sürü nokta görüyorum.”

Doktor, “Bunda endişelenecek ne var? Siz bir leoparsınız, değil mi?” demiş.

Leopar, “Tamam da doktor,” demiş. “Benim karım bir zebra!”

Kol saati

Adam kocaman bir duvar saati satın almış. Saati mağazadan arabasına götürürken hayli zorlanıyormuş. Ağırlığı ve büyüklüğü yüzünden önünü doğru dürüst göremiyor, sağa sola yalpalıyormuş. Derken bir kadına çarpmış.

“Aptal!” diye bağırmış kadın. “Herkes gibi kol saati kullansana!”

Kuş gözlemekten

Adam cumartesi gecesi arkadaşlarıyla içip çapkınlık yaptıktan sonra sabaha karşı evine dönmüş. Kapıda son derece kızgın karısı onu karşılamış ve sormuş:

“Neredesin bu saate kadar?”

Adam, “Arkadaşlarla kuş gözlemekten geliyoruz hanım,” diye cevap vermiş.

Kadın sinirlenerek, “Gecenin karanlığında ha?” demiş. “Bu saatte gözlenecek bir tek ‘Kızıl perçemli yatak bülbülü’ bulunur canım!”

Sadece bir kadeh

Adam sarışına, “Bir kadeh daha içki alır mısın?” diye sormuş.

“Kocam sadece bir kadeh içmeme izin veriyor,” diye cevap vermiş sarışın.

Adam merakla, “Neden?” diye sormuş.

Sarışın, “Bir kadehte herkesten keyif alıyorum,” demiş. “İkinci kadehten sonra herkes benden!”

Mucize

Adamın biri koltuk değnekleriyle kiliseye gelip kutsal suyun önünde durmuş. Her iki ayağına kutsal sudan dökmüş, ardından koltuk değneklerini fırlatıp atmış.

Kilise korosundaki çocuklardan biri bu sahneye şahit olmuş. Koşup rahibe gördüklerini anlatmış.

Rahip heyecandan titreyerek, “Oğlum, inanılmaz bir mucizeye şahit olmuşsun!” demiş. “Bu adam şu anda nerede, biliyor musun?”

Çocuk, “Tabii,” demiş. “Kutsal suyun yanında poposunun üzerine düşmüş, debelenip duruyor!”

Images

Biraz da Gülelim 2: Komik Fıkralar

Günlük hayatın içinden küçük sürprizler, hazırcevaplık ve Temel’in kendine özgü mizahı… Biraz gülmek isteyenlere bu yazıda kısa fıkralar ve kısa komik hikayeler bir arada. Buyurun, kahkaha molasına!

Günlük hayattan komik fıkralar

Aileden biri evlendiğinde düğüne her gidişimde aile büyükleri omzuma bir şaplak atıp, “Bundan sonra sıra sende,” derdi. Buna sinir olurdum. Ama ben de onlara cenaze törenlerinde aynı şeyi yapmaya başlayınca artık vazgeçtiler…

***

Sinemaya gittim. Film başladı, tam önümde oturan iki kadın bırbır konuşmaya başladı. Sinir oldum; önümde oturanın omzuna hafifçe dokunup, “Afedersiniz, duyamıyorum,” dedim.

“Duymayın zaten,” dedi. “Özel bir şey anlatıyoruz herhalde!”

***

Küçük bir kız, psikolojik terapi yapan babasına sormuş:

“Sen neden iyi bir doktor değilsin?”

Adam hayretle, “Nereden çıkardın yavrum?” demiş.

“Baktığın hastalar devamlı geri geliyor!”

***

Benzin istasyonlarında lütfen sigara içmeyiniz. Hayatınız ucuz olabilir ama benzin gerçekten çok pahalı!

***

Alışveriş merkezlerinde kadınlar güzel bir şey bulduklarında müthiş heyecanlanır ve mutlu olurlar. Erkekler aynı duyguyu, aynı binanın bodrumunda boş park yeri bulduklarında yaşarlar…

Temel ve Fadime fıkraları

Temel’le Fadime kavga etmişler. Fadime, “Herif, sen benim gibi kadını omuzlarında taşımalısın!” demiş.

Temel, “İnşallah,” demiş. “Allah o günleri de göstersin!”

***

Temel, bir saat önce tanıştığı Fadime’yi sinemaya götürmüş. Film başlayınca kolunu Fadime’nin boynuna dolayıp elini kızın sütyeninin içine sokmuş. Fadime’yi bir gülmedir almış; çünkü parasını çorabının içine sakladığından o kadar eminmiş ki!

Bu kısa komik hikayeler arasında en çok hangisine güldünüz? Temel fıkralarıyla ve günlük hayattan esprilerle biraz olsun yüzünüz güldüyse, bu kahkaha molası amacına ulaşmıştır.

Images

Biraz da Gülelim: Komik Fıkralar ve Eğlenceli Hikâyeler

Bazen kısa bir fıkra, günün bütün yorgunluğunu unutturur. İşte birbirinden farklı karakterleri ve beklenmedik sonlarıyla komik fıkralar, Temel fıkraları ve karı koca fıkraları… Bu eğlenceli hikâyeler arasında size en çok güldüreni seçin!

Birbirinden komik kısa hikâyeler

Yapamadıklarım

Yaşlı adam yolda yürürken kaldırım kenarında oturmuş, ağlayan küçük bir çocuk görmüş. Ona neden ağladığını sormuş.

Çocuk hıçkırarak, “Genç ağabeylerimin yaptıklarına imreniyorum. Ben onların yaptıklarını yapamıyorum!” demiş.

Yaşlı adam çocuğun sözlerini bir süre düşündükten sonra yanına oturmuş. Ardından o da ağlamaya başlamış!..

Aptal koca

Adam yatak odasına girer girmez karısının koynunda başka bir adam olduğunu görmüş.

“Hiii!.. Siz… Siz burada ne yapıyorsunuz?” diye çığlık atmış.

Karısı sevgilisine dönüp, “Gördün mü? Sorduğu şeye bak. Benim kocamın aptalın teki olduğunu söylemiştim sana!..” demiş.

Kıymetli eşya

Evin hanımı, işe yeni başlayan hizmetçiye eşyaların değerini anlatıp dikkatli davranmasını istemiş.

“Bak, şu yemek masasıyla sandalyeler var ya, ta 14. Lui’nin sarayına kadar gidiyor. Dikkat et,” demiş.

Hizmetçi, “Merak etmeyin hanımım,” diye cevap vermiş. “Bizim evdeki eşyalar her ay muntazaman icra dairesine gider, geri gelir; hiçbir şeycikler de olmuyor vallahi!..”

Kereviz

Annesi Mary’nin tabağına yemeğini koyup mutfağa gitmiş. Döndüğünde minik kızını gözlerini kapatmış, ellerini açmış, yemek duası ederken bulmuş.

Mary duasını bitirip gözlerini açmış ve önündeki tabağa bakmış. Birden tavana doğru seslenmiş:

“Heyyy! Bu kereviz hâlâ tabağımda ama?”

Mangal

Adam, mahallesindeki inşaat malzemeleri satan dükkâna girip, “Bir kamyon tuğla istiyorum,” demiş.

“Ooo, epey tuğla ha? Ev falan mı yapıyorsunuz?” diye sormuş satıcı.

“Yok, mangalımı koymak için altlık yaptıracağım,” diye cevap vermiş adam.

Satıcı şaşırmış: “Bunun için bir kamyon tuğla fazla değil mi?”

“Yoo, ne fazlası?” demiş adam. “Kardeşim, ben sekizinci katta oturuyorum!..”

Tuvalet adı

Restoranlarda kadın ve erkek tuvaletlerini belirten ilginç işaretler ve resimler dikkatimi çeker. Geçen gün lüks bir otelde tuvaleti ararken yan yana iki kapı gördüm. Birinin üzerinde MERCAN, diğerinde KAKTÜS yazıyordu.

Şaşırıp oradaki görevliye gülümseyerek, “Tuvalet ihtiyacım için hangisini kullansam bilemedim. Mercan’a mı girsem, Kaktüs’e mi?” dedim.

“İkisinde de hoş karşılanmazsınız. Bence şuraya gidin,” dedi ve üzerinde ERKEK yazan kapıyı gösterdi. “Mercan ve Kaktüs, küçük gruplar için otelimizin özel yemek salonları efendim!”

Dişsiz canavar

Uzun süre sonra yolda karşılaşan iki sınıf arkadaşı, görüşemedikleri yıllarda neler yaşadıklarını anlatmaya başlamışlar.

Sera, “Evlendikten hemen sonra ailemize eğri mi eğri, çöp bacaklı, dişsiz bir canavar katıldı,” diye söze başlamış.

“Ne? Bir bebeğiniz oldu ha?” diye sevinçle zıplamış arkadaşı.

Sera dişlerini sıkarak, “Yok, kocamın annesi bizimle yaşamaya başladı!..” demiş.

Gül dövmesi

İki yaşlı kadın güzellik salonunda otururken içeri, tek göğsünde kısa saplı bir gül dövmesi olan genç bir kadın girmiş.

Yaşlı kadınlardan biri diğerinin kulağına eğilip, “Bu gençler son derece düşüncesiz. Hiç göğse böyle kalıcı dövme yapılır mı? Şimdi gül orada hayli hoş duruyor ama 50 sene sonra sarkık pazar filesinin içindeki uzun saplı ıspanağa dönecek!..” demiş.

Çaycı Temel

Fabrikada iş arayan Temel’e patron, iş yerinde nasıl faydalı olabileceğini anlamak için, “Çay demleyebilir misin?” diye sormuş.

“Evet,” demiş Temel.

“Güzel! Peki, vinç de kullanabilir misin?”

Temel şaşırarak, “Neden? Kardeşim, sizin çaydanlık kaç ton?..” demiş.

Vazgeçecekler

Yaşlı kadın itfaiyeyi arayıp telaşla, “Çabuk yardım edin! İki kişi pencereme tırmanmaya çalışıyor, bana tecavüz edecekler,” demiş.

Hattın ucundaki görevli, “Burası itfaiye efendim, polisi arayın,” diye cevap vermiş.

“Hayır, aradığım sizsiniz,” demiş yaşlı kadın. “Uzunca bir merdivene ihtiyaçları var; yoksa korkarım vazgeçip gidecekler!”

Hep oluyor

Emniyet yetkilileri uyuyor mu? Böyle bir dolandırıcılık ne görülmüş ne de duyulmuştur… Dinleyin bakın.

Büromdan çıkarken 18-20 yaşlarında iki kız gelip arabamın ön camını silmeye başladı. Önleri yer yer yırtık, açık ve ıslak tişörtlerine bakmamak, etkilenmemek mümkün değildi. Teşekkür edip bahşiş vermek istedim; almadılar. Bunun yerine onları şehirde başka bir park alanına bırakmamı istediler.

Kabul ettim. Arka koltuğa geçtiler ve yolda birbirlerini soymaya başladılar. Daha sonra biri ön koltuğa gelip beni öpmeye başladı; diğeri de o sırada cüzdanımı çaldı.

Bu olay daha geçen salı günü oldu. Çarşamba günü de iki kere başıma geldi; perşembe ve bu cumartesi de… Sanırım yarın da aynısı olacak!..

İşte birbirinden farklı bu fıkralar ve eğlenceli hikâyeler, son anda gelen sürprizleriyle gülümsetmeye devam ediyor.