Başarı çoğu zaman büyük ve gösterişli anlarla değil, her gün tekrarlanan küçük seçimlerle kurulur. Yazı masasının başına geçmek, dikkati dağıtan şeyleri geride bırakmak, gerektiğinde yazdığını silip yeniden başlamak… Disiplin, yazarlıkta tam da bu sıradan görünen eylemlerin devamlılığında kendini gösterir.
Can Dündar’ın Milliyet’te aktardığı bu anlatıda Orhan Pamuk’un çalışma düzeni; sabah yürüyüşlerinden kahveye, yazılan cümleleri yeniden okumaktan evin içinde volta atmaya kadar uzanan kişisel alışkanlıklarla şekillenir. Bu küçük törenler, yazıya her gün yeniden yaklaşmanın ve yazarlık disiplini kurmanın yollarıdır.







