Virüs olayı ortaya çıktığından bu yana spiritüel âlemde virüsle ilgili enerji ve spiritüel çalışmalar çoğaldı. Her gün farklı bir yerde, farklı bir platformda bu tür çalışmalar yapılıyor. Benim bakış açıma göre burada üzerinde düşünülmesi gereken bir konu var: Fiziksel dünyaya ait bir olayı zihinsel ya da soyut çalışmalarla ele almak, meseleyi çözmek yerine daha karmaşık hâle getirebilir.
Virüs enerji çalışması ve fiziksel dünya ayrımı
Öncelikle fiziksel dünya ile soyut dünya arasındaki ayrımı iyi yapmak gerekiyor. Olayın temelinde virüs, fiziksel bir olgudur. Bu nedenle virüsle mücadelede fiziksel tedbirler ve hijyen önem taşır. Virüs için spiritüel çalışma yapılmalı mı sorusunu sorarken, bu çalışmaların fiziksel önlemlerin yerine geçemeyeceğini de unutmamak gerekir.
Virüsün de enerjiden oluştuğu düşünülebilir. İnsan zihninin enerjiyi yönetme kabiliyeti nedeniyle enerji tarzı çalışmaların ona etki edebileceğine inananlar olabilir. Ancak benim dikkat çekmek istediğim nokta, zihnin kurduğu bağlantıların virüsü ortadan kaldırmak yerine konuyu daha karmaşık ve kalıcı bir düşünce hâline getirebileceğidir. Bu, benim kişisel bakış açım ve yazının temelindeki düşüncedir; virüsün zihinsel çalışmalarla çoğaldığına dair bilimsel bir iddia değildir.
Zihnin dikkati ve “pembe fil” örneği
İnsan beyninin çalışma biçimi ilginçtir. Birine “Pembe fili düşünme” dediğimizde, zihin önce pembe fili düşünür; ardından onu zihinden uzaklaştırmaya çalışır. Yani onu yok etmeye uğraşmanın ilk adımı, onu düşüncede canlandırmaktır.
Virüsü yok etmeye yönelik bir enerji çalışmasında da odağın sürekli virüste kalabileceğini düşünüyorum. Zihin, yok etmeye çalıştığı şeyi tekrar tekrar gündeme getirir; ardından ona yeni anlamlar ve bağlantılar ekleyebilir. Benim kaygım, bu yaklaşımın virüsü fiziksel olarak etkilediği değil, virüs etrafındaki düşünce ve korkuyu zihinde büyütebilmesidir.
Fiziksel bir olaya fiziksel açıdan yaklaşmak ve gerekli hijyen tedbirlerini almak, virüsün yayılma imkânını sınırlamaya yönelik somut bir tutumdur. Zihni sürekli virüsü düşünmeye çağırmak ise dikkatimizin ve kaygımızın aynı konu çevresinde dönmesine yol açabilir. Bu nedenle fiziksel dünya ile zihinsel dünya arasındaki neden-sonuç ilişkisini kurarken aceleyle bağlantılar yaratmamaya dikkat etmeliyiz.
Canlılar, değişim ve neden-sonuç ilişkisi
Dünya üzerinde farklı formlarda pek çok canlı bulunuyor; virüsler de bunlardan biri. Canlıların yaşamlarını sürdürme biçimleri ve değişimleri, insanların bir düşünceye inanıp inanmamasından bağımsız olarak devam ediyor. A düşüncesine inansak da B düşüncesine inansak da canlılardaki değişim sürüyor. Önce bu durumu anlamamız gerektiğini düşünüyorum.
Yaptıklarımızın gezegendeki değişime doğrudan ya da dolaylı etkisi olabilir mi? Olabilir de, olmayabilir de. Virüslerin ve diğer canlıların yaşam mücadeleleri ile değişimlerini tek bir nedene bağlamak doğru olmayabilir. Geçmişte olduğu gibi bugün de değişim yaşanıyor; gelecekte de devam edecek. Bu yüzden fiziksel dünya ile zihinsel dünya arasında yanlış neden-sonuç bağlantıları kurmamaya özen göstermeliyiz.
Virüs korkusu ve kaygı nasıl azaltılır?
Virüs ve spiritüel çalışmaların bir kısmı, insanların endişe ve kaygılarını gidermek amacıyla yapılıyor. Ancak “Virüs çok tehlikeli ama sakın endişelenme, sakın kaygılanma” gibi ifadelerle sürekli virüsün hatırlatılması, bazı kişilerde korkuyu yatıştırmak yerine yeniden gündeme taşıyabilir. Benim düşünceme göre korku ve kaygı, virüsün kendisinden daha zor yönetilebilir hâle gelebilir.
Bu nedenle virüsle ilgili enerji ve spiritüel çalışmaların virüsü etkileyeceği ya da ortadan kaldıracağı düşüncesiyle hareket etmemek gerektiğini savunuyorum. Kaygıyı azaltmak isteyenler, kendilerini iyi hissettiren sakinleştirici olumlamalardan yararlanabilir. Olumlamalar fiziksel tedbirlerin yerine geçmez; sadece zihni sakinleştirmeye yönelik kişisel bir araçtır.
“Lütfen, virüsü rahat bırakın, fiziksel dünyada kalsın.”
Olayı daha fazla karmaşık hâle getirmeyin. Fiziksel tedbirlerinizi alın; endişe ve kaygılarınız içinse size iyi hissettiren, sakinlik veren cümleler kullanın:
- Zihnimde huzur, sakinlik ve dinginlik hâkim.
- Her şey yolunda. Güvendeyim.
Bunlar zihni sakinleştirmeye yardımcı olabilecek olumlamalardır. Kendinizi iyi hissettirdiğini düşünüyorsanız tekrarlayabilirsiniz.
Bundan daha iyi nasıl olur?
Başka neler mümkün?
Halis ŞAHİNER
Daha fazla yaratım aracı ve bilgi için kitaplarımı satın alarak hayatınıza katkıda bulunmak ister misiniz?
Kontrol Sende - Çekim Yasası ve Bilinçaltı Dönüşüm Rehberi Kitabı - 2019 - 2 nci Baskı
KONTROL SENDE
İzin Ver GELSİN, İzin Ver OLSUN
Çekim yasası ve Bilinçaltı Kayıt Dönüşüm Rehberi
Düzenlenmiş İkinci Baskı
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı
Daha İyi Bir yaşam için
BİLİNÇLİ YARATMA SANATI
Kitapları Temin İçin: cekimyasasi@hotmail.com
Tel/Whatsapp: 0 553 06 00 464
www.halissahiner.com






Haklısınız👏👏👏
YanıtlaSil