Yaşamımızda çoğu zaman bir şeyler istediğimizi konuşur, ardından onlara sahip olamama hikâyeleri anlatırız. Nasıl sahip olamadığımızı tekrar tekrar dile getirmenin, bir gün istediklerimizi elde etmemize yardımcı olacağını sanabiliriz.
Bir şeyi istediğimizi söyleyip nasıl sahip olamayacağımız konusunda mazeretler üretiyorsak, belki de o şeyi gerçekten isteyen biri değilizdir. Belki de hiçbir şey yapmıyor olmanın verdiği rahatsızlığı azaltmak için zihnimizde rahatlatıcı bir hikâye kuruyoruzdur.
Çünkü hiçbir şey istemediğimizde ya da zihnimize egomuzu besleyecek bir şey vermediğimizde kendimizi değersiz ve yetersiz hissedebiliriz. Bu duygudan kaçınmak için de gerçekte sahip olmak istemediğimiz şeyleri isteklerimiz gibi benimseyebilir, onları neden elde edemediğimizi anlatmaya devam edebiliriz.
Gerçekten ne istediğini anlamak
Kendimize kötü hissetmemek adına hangi yalanları söylüyoruz? Gerçekte sahip olmak istemediğimiz hangi şeyleri isteğimiz diye sahiplenip kendimizi kandırıyoruz? Bu soruların yanıtları, bir isteğin gerçekten bize ait olup olmadığını fark etmemize yardımcı olabilir.
Uzun süredir “istiyorum” diyerek oyalandığınız isteklerinizi gözden geçirin. Bir an durup, bu isteğin peşinden gitmeye gerçekten gönüllü olup olmadığınızı düşünün. Bir şeyi arzuladığınızı söylemekle onu seçmek aynı şey olmayabilir. Gerçek istekte, ona sahip olmayı seçmek ve bunun için ne gerekiyorsa yapmaya, o yönde olmaya gönüllü olmak vardır.
Bu bakış, kendine izin vermenin de bir parçasıdır: İsteğinizi başkalarının beklentilerinden ayırmak, mazeretlerinizi dürüstçe incelemek ve seçiminizin sorumluluğunu almaya hazır olup olmadığınızı görmek. Burada amaç kendinizi yargılamak değil; gerçekten ne istediğinizi daha açık biçimde sorgulamaktır.
İstediklerine sahip olmak için kendine sorabileceğin sorular
Bir isteğe sahip olmayı seçtiğinizde, dikkatinizi yalnızca neden sahip olamadığınıza değil, ona nasıl yaklaşabileceğinize de çevirebilirsiniz. Zihniniz çözüm aramaya yöneldiğinde daha önce fark etmediğiniz seçenekleri görmeye başlayabilirsiniz. Bu nedenle aşağıdaki soruları acele etmeden kendinize yöneltin:
- Gerçekten buna sahip olmak istiyor muyum?
- Buna sahip olmak içimi titretir mi?
- Bu istek bana mı ait, yoksa bir başkasına mı?
- Zihnimi bu isteklerle meşgul ederek kendimi neyi düşünmekten ya da neye sahip olmaktan kurtarıyorum?
- İstediklerime sahip olmamamı sürdürmek için kendime hangi mazeretleri uyduruyor, neleri şart koşuyorum?
- Bu mazeretlerin ne kadarı gerçek?
- Kendime şart koştuğum koşulları nelerle değiştirirsem, direncime rağmen istediğime sahip olma yolunu açabilirim?
- Şimdiye kadar seçmediğim neyi seçer, yapmadığım neyi yaparsam istediklerimi yaratmaya başlayabilirim?
- Bu konuda kim bana katkıda bulunabilir?
- Neyi farklı yapabilirim? Başka neler mümkün?
Mazeretlerden seçeneklere geçmek
Bu sorulara verdiğiniz yanıtlar, isteğinizin size ait olup olmadığını ve onu ertelemek için neleri şart koştuğunuzu görmenizi sağlayabilir. Bazı mazeretler gerçek koşulları anlatıyor olabilir; bazılarıysa seçimin önünde duran bir alışkanlığa dönüşmüş olabilir. Aradaki farkı görmek, önünüzdeki seçenekleri değerlendirmek için bir başlangıçtır.
İstediğinize sahip olmak için ne yapmalı? Önce gerçekten ne istediğinizi netleştirebilir, sonra mazeret aramak yerine mümkün olan seçeneklere bakabilirsiniz. Bir sonraki adım, daha önce denemediğiniz bir seçimi yapmak, farklı bir şey denemek ya da bu konuda size katkıda bulunabilecek birinden destek istemek olabilir.
İsteklerinizi gözden geçirirken kendinize şunu sorun: Gerçekten bunu istiyor muyum ve bunun için ne yapmaya gönüllüyüm? Bu soruya verdiğiniz dürüst yanıt, bir isteği yalnızca dile getirmekle onu seçmek arasındaki farkı görmenize yardımcı olur. İsteklerinize sahip olmak için kendinize izin vermek, belki de bu sorgulamayı ertelemeden yapmaktır.
Pod&Poc
Halis Şahiner
www.hls-cekimyasasi.com
KONTROL SENDE kitabımı satın alarak hayatınıza katkıda bulunmak ister misiniz?
KENDİ KENDİNİZİN YAŞAM KOÇU OLUN




0 yorum: