Images

Kendi Kaderinizi Yaşamak

Ruhunu Ateşleyen Şeyi Bul

“Bir şey, insanın ruhunu ateşlediğinde, imkânsızlıklar ortadan kalkar.” – JEAN DE LA FONTAINE

Bir şey ruhunuzu ateşliyorsa, onu yalnızca bir hobi ya da ulaşılması zor bir hayal olarak görmek zorunda değilsiniz. Hayatın amacı üzerine düşünürken, sizi gerçekten heyecanlandıran şeyin gündelik yaşamınızda nasıl yer bulabileceğini de sorabilirsiniz. Birkaç yıl önce Quebec’te, Dönüştüren Deneyim programımın ardından yedi günlük Yaşadığım Kehanet seminerini yürütürken, öğrencilerimden biri tam da bu konuda zorlanıyordu. Sevdiği işi yaparak iyi gelir elde etmenin kendi hayatında nasıl mümkün olacağını göremiyordu.

Images

Suçluluk Duygusu ile Baş Etmek

Ne yapmış ya da yapmamış olursanız olun, siz sevilmeye layıksınız. Bu herkes için doğrudur, ancak çoğumuz suçluluğumuzun değerlilik algımızı gölgelemesine izin veririz. Sonuçta suçluluk, geçmişte zevkten çok acıya, kazançtan çok kayba, olumluluktan çok olumsuzluğa ya da kendinize veya başkasına yarardan çok zarara neden olduğunuz varsayımıdır (gerçeklere dayanması gerekmez). Yaptığınız veya yapmadığınız bir şey için kendinizi kötü hissettiğinizde, duygusal bagaj biriktirirsiniz ve seveceğiniz şeyi hak ettiğinize inanmaktan kendinizi alıkoyarsınız.



Suçluluk, gerçek ya da hayali geçmiş eylemleri telafi etmek için (para, zaman, enerji vb.) vermeye devam ettiğiniz özgecil bir varlık durumunda sizi bağlı tutabilir. Borçlu olduğunuzu düşündüğünüz insanlara ödenemez bir borcu ödemeye son verebilirsiniz.

Images

Kendimizi Desteklemek

Yaşamımızdaki eylemlerin ardındaki ihtiyaçlara baktığımızda üç temel yönelim görünür: hayatımız üzerinde hâkimiyet sahibi olmak; sevmek, sevilmek ve bir yere ait hissetmek; benliğimizi değerli görmek. Davranışlarımız, çoğu zaman bu ihtiyaçları karşılamaya çalışır. Buradaki önemli nokta, bunlara nasıl ulaşacağımıza dair inançlarımız ve benimsediğimiz yollardır.

Doğru bir referans ve destekleyici düşünce, ulaşılabilir gördüğümüz bir şeyi bize yakınlaştırabilir. Tersine, kendimizi sınırlayan düşünceler ve ölçütler, mümkün olanı bile bizden çok uzakta konumlandırabilir. Kendini destekleme, tam da bu düşünce ve davranış kalıplarını fark etmekle başlar: Kendimize ne söylüyoruz, bu sözler bizi hangi yöne götürüyor?

Images

Zihnimizi Doğru Yönlendirmek

Yaşamımızda çoğu zaman, bir şeyler istediğimizi söyleriz. Aynı zamanda da bol bol ona nasıl sahip olamadığımızın mazeretlerini sıralarız.

Sanırız ki ona nasıl sahip olamadığımızı ne kadar çok konuşursak ya da nasıl sahip olamadığımızın hikâyesini anlatırsak istediklerimize ulaşabiliriz.



Bir şeyi istediğimizi anlatırken ona nasıl sahip olamayacağımız konusunda mazeretlerle birlikte anlatıyorsak aslında o şeyi gerçekten istemiyoruzdur. Yaptığımız şey, egomuzu yatıştırmaktır. İstek ve arzumuza sahip olamamanın acısı ile baş edebilmek için zihnimizi rahatlatıcı bir durum yaratmaktır.

Bir şey isteyen olmazsak bir amacımız olmazsa bu realitede kendimizi gereksiz, değersiz ve yetersiz hissederiz. Aynı zamanda bu, kendimizi kötü hissettirir. Bu durumdan kaçınmak amacıyla zihnimize, onu yatıştırmak için peşinde olacağı bir şeyler vererek onu yatıştırma yoluna gideriz. Zihnimizin, ilgileneceği bir meşguliyet yaratırız.

Images

Var Enerjisinden İstemek

Yaşamımızda istek ve arzularımızın gerçekleşmesini engelleyen durumlardan biri de yoksunluk enerjisiyle istemektir.

Yoksunluk enerjisini yaratan şey; arzu ettiğimiz şeyi isterken aynı zamanda, buna sahip olmayacağımız korkusu içinde olmaktır. Bu durumdayken, istek ve arzumuzun gerçekleşmeme ihtimali, gerçekleşme ihtimaline göre daha yüksektir.




Yaşamımızda ne zaman bir yoksunluk hissediyorsak, bunun tek sebebi, bir yerde veya bir şekilde bizde eksik olarak algıladığımız bu şeyi başka birinden almaya çalışmamızdandır.

Yoksunluk enerjisi içeren duygusal açlıklarımız tarafından yönetilen isteklerimiz, bizi tatmin olmak için aramakta olduklarımızın maddi ve dokunulabilir şeyler olduğuna - para, araba, ev, kariyer - inanmaya yönlendirir.

Images

İsteklerimizin Olma Şeklini Kontrol Etmeye Çalışmak – Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı

Yaşamımızda yeni bir şeyler isteriz; fakat bunun için farklı bir adım atmak yerine çoğu zaman her gün yaptıklarımızı sürdürürüz. Aynı rutin ve tercihler devam ederken hayatımızda bambaşka bir sonucun ortaya çıkmasını beklemek, değişimin nasıl gerçekleşeceğini gözden kaçırmak olabilir. Yeni bir olasılığa yer açmak istiyorsak önce mevcut alışkanlıklarımızı ve beklentilerimizi fark etmemiz gerekir.

Bilinçli yaratma yaklaşımında önemli noktalardan biri, yalnızca ne istediğimize değil, isteğimizin nasıl gerçekleşmesi gerektiğine dair ne kadar katı olduğumuza da bakmaktır. Bir sonuç hayal eder, ardından onun belirli bir biçimde ve belirli bir sırayla ortaya çıkmasını bekleriz. Olaylar bu plana uymadığında ise yanlış yolda olduğumuzu ya da isteğimizin gerçekleşmeyeceğini düşünebiliriz. Böylece henüz anlamını bilmediğimiz bir gelişmeyi, daha baştan engel gibi yorumlarız.

Images

İstek ve Arzularımıza Sahip Olmanın Önündeki Engelleri Temizlemek

İstek ve arzularımıza sahip olmanın önündeki engellerden biri, istediğimiz şeye ulaşma sürecinde karşılaşacağımızı düşündüğümüz zorluklardır. Yapmamız gerektiğine inandığımız şeyleri gözümüzde büyütebilir, daha başlamadan bazı adımlardan kaçınabiliriz. Oysa kaçındığımız şeyler çoğu zaman sandığımız kadar kötü olmayabilir. Bu düşünceleri fark etmek, bilinçli yaratma yaklaşımında ilk adımlardan biridir: İsteği yalnızca düşünmek yerine, ona yaklaşmamızı zorlaştıran bakış açılarını da sorgulamak.

İsteklerimize ulaşmamızı engelleyen düşünceleri sorgulamak

Bir düşünceyi sorgulamak, onu hemen doğru ya da yanlış ilan etmek anlamına gelmez. Önce, istediğimiz şeye sahip olmanın bizim için ne ifade ettiğine ve bu yolda hangi adımı atmaktan kaçındığımıza bakabiliriz. Bu sorular, zihnimizde kesinleşmiş gibi duran kabulleri görünür kılar; ardından neyi seçebileceğimizi daha açık değerlendirmemize yardımcı olur.