Images

Kendi Değerinizi Yükseltin

“Bir insanın kaderini belirleyen ya da daha doğrusu gösteren, kendisi hakkında ne düşündüğüdür.”

Henry David Thoreau

Öz değer, kendiniz hakkında ne düşündüğünüzle başlar

Bu dünyada, nihayetinde tam olarak hak ettiğinizi düşündüğünüz şeyi alırsınız; ne eksik ne fazla. Bu düşünce, insanın kendisi hakkında taşıdığı yargıların ve beklentilerin yaşamına nasıl yön verebildiğini anlatır. Kendinize biçtiğiniz değer; neyi mümkün gördüğünüzü, hangi fırsatlara açık olduğunuzu ve kendi yaşamınız için nasıl bir standart belirlediğinizi etkiler.

Images

Evren Olduğu Şekliyle Muhteşemdir: Şükür ve Kabul

Evren olduğu şekliyle muhteşemdir. Büyük, organize tasarım onu olduğu gibi var etmiştir. Bizler kimi zaman evrenin nasıl olması gerektiğine dair hayallere kapılırız. Gerçeklik hayallerimize uymadığında ise kendimize eziyet ederiz. Bu, kendi yarattığımız bir cehennemdir.

Buradaki düşünce, yaşanan her şeyi sorgusuzca onaylamak değil; hayatı yalnızca kendi beklentilerimize göre biçimlendirmeye çalışmanın yarattığı ıstırabı fark etmektir. Gerçekçi olmayan beklentiler gerçekleşmediğinde, insan mevcut olanı görmekte zorlanabilir. Oysa evreni olduğu gibi kabul etmek, hayallerden vazgeçmek anlamına gelmez. Beklentilerimizin karşılanmaması yüzünden kendimize yüklediğimiz acıyı azaltmaya ve içinde bulunduğumuz duruma daha açık gözlerle bakmaya davet eder.

şükür

Şükür duygusu ve içsel huzur

Bence cehennem, gerçekçi olmayan beklentilerimiz gerçekleşmeyince kendimize çektirdiğimiz ıstıraptır. Şükran duygusundan uzaklaştığımızda, kimi din adamlarının cehennem diye adlandırdığı şeyi yaşarız. Şükürle doluyken ise içsel cennetimize kavuşuruz. Bu bakışta şükür, yalnızca iyi giden şeyler için söylenen bir teşekkür değil; yaşamın bütününü, zıtlıklarıyla birlikte görebilme ve mevcut olana değer verebilme hâlidir.

Şükür duygusu ve mutluluk arasındaki bağ da bu düşüncede anlam kazanır: İnsan her şeyin istediği gibi olmasını beklemek yerine, elindekileri fark ettiğinde bakışını eksikliklerden başka olasılıklara çevirebilir. Bu, üzüntünün ya da zorluğun yok sayılması değildir. Tam tersine, hayatın yalnızca keyifli yanlardan oluşmadığını kabul ederek duygulara ve yaşananlara daha geniş bir çerçeveden bakmaktır. Şükür, bu nedenle her koşulda mutlu görünme zorunluluğu değil, deneyimin bütününü görebilme fırsatıdır.

Hayallerin esiri olmadan zıtlıkları kabul etmek

Birçok kişi tek taraflı hayallerinin, fantezilerinin esiri olur. Onlara esrar gibi bağımlı hâle gelir. Bir kere bağımlı olduktan sonra imkânsız hayalleri gerçekleşmediğinde kaçınılmaz olarak yoksunluk sendromu yaşamaya başlarlar. Bu anlatım, gerçekleşmesini istediğimiz tek bir sonuca bütünüyle tutunmanın bizi nasıl kırılganlaştırabileceğine dikkat çeker: Beklenti ne kadar katıysa, hayat farklı bir yönde ilerlediğinde hayal kırıklığı da o kadar ağır hissedilebilir.

Metinde, bazı kültürlerde uyuşturucu kullanımının yaygınlığı da insanların acı olmadan zevke, üzüntü olmadan mutluluğa ve kötülük olmadan iyiliğe sahip olma arzusuyla ilişkilendirilir. Bu, John Demartini’nin pasajındaki düşüncedir; hayatın zıt kutuplarını birbirinden ayırma isteğine yönelik bir eleştiri olarak okunabilir. İnsanlar böyle davranmadıklarında kendilerinde bir tuhaflık olduğunu düşünmeye koşullanabilir. Oysa metnin vurgusu şudur: Sizde bir tuhaflık yok. Zıt kutupların dengesiyle sizler mükemmelsiniz.

Şükür etkisi üzerinde ustalaşmak, her şeyi olumluya yormak ya da hayal kurmayı bırakmak değildir. Hayallerimizi, gerçekleşmediğinde bizi cezalandıran katı şartlara dönüştürmemek; yaşamı yalnızca bir tarafıyla değerlendirmemeyi hatırlamaktır. Kendinize sarılın, bağımlılık yanılsamasından kurtulun ve şükür duygusunu geliştirmek için kendinize fırsat tanıyın. Bu yaklaşım, evrenin bizim istediğimiz biçimde olmasını beklemek yerine, onu olduğu hâliyle görebilmemize yardımcı olan bir davettir.

Kaynak

İçimizden Doğan Güç - Şükür Etkisi
John Demartini


Daha fazla kişisel gelişim bilgisi ve yaratım aracı için kitaplarımı satın alabilirsiniz.
şükür

Kontrol Sende - Çekim Yasası ve Bilinçaltı Dönüşüm Rehberi Kitabı - 2019 - 2 nci Baskı

İzin Ver GELSİN, İzin Ver OLSUN
Çekim yasası ve Bilinçaltı Kayıt Dönüşüm Rehberi
Düzenlenmiş ikinci baskı · 312 sayfa

şükür

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı

Bilinçli Yaratma Sanatı
Daha iyi bir yaşam için · 256 sayfa

Kitapları temin için: cekimyasasi@hotmail.com
Tel/WhatsApp: 0 553 06 00 464

Images

Bütün zenginlikler zihinde başlar.

Bütün zenginlikler zihinde başlar, servet parada değil düşüncededir.

Robert Collie

Para bilinci, yalnızca ne kadar kazandığımızla değil; emeğimizi, sunduğumuz hizmeti ve karşılığında aldığımız parayı nasıl değerlendirdiğimizle de ilgilidir. “Zenginlik zihinde başlar” düşüncesi, paranın tek başına serveti açıklamadığını; kişinin kendine ve yaptığı işe verdiği değerin de bu bakışın bir parçası olduğunu hatırlatır.

Images

Borçlarınız İçin Şükran Duymak

Şimdiye kadar para kazanmak, takdir etmek, biriktirmek ve yatırım yapmak hakkında konuştuk. Şimdi ise sıra daha çetrefilli bir konu olan borca geldi. Borç, çoğu zaman yalnızca ödenmesi gereken bir miktar olarak görülür; bu bakış da ödeme anını kaygı ve yük duygusuyla ilişkilendirebilir. John Demartini’nin burada aktarılan yaklaşımı, borca bakışımızı yeniden şekillendirmeyi ve ödeme sırasında şükran duygusuna da yer açmayı öneriyor.

Borç için şükran duymak ne anlama gelir?

Borç fikrini kafanızda yeniden değerlendirebilirsiniz. Borçlu olduğunuz kişiyi ya da bankayı, size güvenerek kaynak sağlayan bir yatırımcı gibi düşünün. Aldığınız krediyle veya yaptığınız alışverişle bir ürün ya da hizmete daha önce erişmiş olabilirsiniz. Demartini’nin bakışında, bu imkânı ve size duyulan güveni hatırlamak şükran için bir başlangıç noktasıdır. Belki onlar size, sizin kendinize güvendiğinizden daha fazla güvendiler. Bu, şükran duygusunu hak etmiyor mu?

Images

Şükran Duymak

 

 Gerçekler acı değildir, acı olan; gerçekler hakkındaki algımızdır.

- Anthony J. D'angelo


 Eğer her şeyi ve herkesi değiştirmeye çalışırsak, kendimize ve dünyaya karşı nasıl şükran duyabiliriz?

Tanrı hakkındaki beklentilerimizle ilgilidir ve kendi insani değerlerimizin dışında yaşayabileceğimiz fantezisidir.

Mekanik nesnelerin onlar kontrol eden fizik yasalarının ve kullanım amaçlarının dışına çıkabileceğine dair gerçekdışı beklentidir.

En büyük kesif; duyusal algılarımızı ve motor fonksiyonlarımızı değiştirebileceğimizi fark etmektir. Bu şekilde dünyayı algılama şeklimiz ve davranışlarımız değişir. Eğer hayatımızda olup biten şeyler bizi tatmin etmiyorsa, her zaman iki olasılık vardır. Hayatımız istediğimiz yönün aksine doğru gidiyormuş gibi görünürse, bize algımızı düzeltmemiz gerektiğine dair bir uyarı veriyordur. 





Amaçlarımızı evrensel yasalara ve değerlerimize göre belirlemek hayatimizin kontrolünü elimize alp kaderimizi kontrol edebilmek için yapılacak en akıllıca şeydir. Şundan eminim ki herkesin bir süper modele benzediği, bitmeyen bir balayı havasının estiği ve içinde hiç stres olmayan bir dünya ile ilgili kurduğumuz fanteziler bize mutluluk getirmeyecektir. Bu tarz fanteziler, bizim zihinsel acı ve depresyonumuzun ana sebebidir. Aslında ben mutluluk arayışımı çoktan bıraktım çünkü beni mutsuz etti.

Onun yerine Şükür Etkisinin gerçek ve dengeli gücünü tercih ediyorum.

Images

En Sevdiğiniz Yalan Hangisi - 2

 Teksas’a kadar otostop çekerek gittim. Annemle babamın Teksas'taki evlerine döndüğümde, annemden bana bir sözlük almasını istedim. Okuyabilmeyi gerçekten çok çok istiyordum. İlk başlarda sadece bir iki kelime okuyabiliyordum. İlkönce hecelemeyi öğrenmem gerekti, sonra kelimelere geçtim. Sonra o kelimeler hakkında daha fazla şey öğrenebilmek için ansiklopedi okumaya başladım. Kendime olan güvenim hala çok düşüktü. Adım adım ilerlemem gerekiyordu.

Ne yapmam gerektiğini tam olarak bilmiyor, "Yapmak istiyorum" ile "Yapabilir miyim bilmiyorum" arasında gidip geliyordum.





Annem bana öğrenme yolculuğumda çok yardımcı oluyordu. Günde otuz kelime öğreniyordum ve o da bana bu kelimelerin anlamını soruyordu. Her gün ona bir liste veriyordum, o da benden onların ne anlama geldiklerini anlatmamı istiyordu.

Konuşabilmek, okuyabilmek ve iletişim kurabilmek müthiş bir duyguydu. Sürekli sözlük ile beraber yasamaya başlamıştım.

Onunla yatıyor, onunla kalkıyordum. Onunla beraber kelimeleri okuyup cümleler kurmaya başladım. Ayni zamanda annemin bana zaman ayırıp yardım ediyor olmasına da şükran duyuyordum. Okumaya Ask oldum, olağanüstü güzel bir şeydi.

Images

En Sevdiğiniz Yalan Hangisi? - 1

Her insan, kendi görüş sahasının sınırlarını dünyanın sınırları olarak kabul eder.

— Arthur Schopenhauer

Pek çok kişi, Şükür Etkisini uyandırmak yerine kendisini sınırlayan düşüncelere tutunur. “Benim kapasitem bu kadar hatırlamaya, bu kadar hızlı okumaya, bu kadar öğrenmeye, bu kadar yapmaya yetiyor,” diyerek kendine söylediğin yalanları gerçek sanabilir. Oysa böyle bir yetersizlik inancı, kişinin kendisiyle ilgili algısının düşük olduğunun işareti olabilir.

Ben de küçük bir çocukken kendimi bir yalana inandırmıştım. Hikâyem, yedi yaşımdayken ilkokul öğretmenimin aileme okuma ve yazma konusunda kısıtlı olduğumu söylemesiyle başladı.

sınırlayıcı inançlar

Bir çocuğun kendisi hakkında inandığı şey

O zamanlar öğretmenimin söylediklerine inandım; çünkü başka bir ihtimal olabileceğini bilmiyordum. Henüz yedi yaşındaydım ve gözümde o, ne söylediğini bilen bir otorite simgesiydi. Bu sözlerden sonra bana akademik açıdan başarılı olamayacak, çok da zeki olmayan bir çocuk gözüyle bakılmaya başlandı.

Öğrenme kapasitemin yetersiz olduğu, bu nedenle enerjimi spora yönlendirmemin daha akıllıca olacağı söylendi. Bu sözleri duyduğumda, kendimle ilgili oluşan inancı sorgulayacak yaşta değildim. Bir süre, baştan sona bir kitabı okuyamayacağımı düşündüm.

Bu olaydan yaklaşık on yıl sonra, büyük bir efor ve kararlılıkla bir kitabı baştan sona okuyabildiğimi gördüm. Bu durum beni gözyaşlarına boğdu. Bir işi yapamayacağına inanmakla, gerçekten yapamayacak olmak aynı şey değildi; bunu o an fark ettim.

Bir kitabı bitirmek ve yeni bir ihtimali görmek

On sekiz yaşıma basmak üzereydim. Bir akşamüstü, Hawaii’deki Haleiwa’da, Vim and Vigor isimli sağlıklı yaşam marketinden çıkarken büyük kitap raflarında Chico’nun Organik Bahçesi ve Siz adlı kitabı gördüm. Kapaktaki fotoğrafta, elinde dev bir domates ve tırpan tutan çiftçi Chico vardı. Uzun saçlı, sakallı genç adam bana benziyordu.

“Vay be, bu adam bana benziyor,” diye düşündüm. “O bu kitabı yazabildiyse, bence ben de okuyabilirim.”

Bu, sahip olduğum ilk kitaptı ve bana iki dolar yetmiş beş sente mal olmuştu. Sürekli okuyan biri için çoğunlukla resimlerden oluşan bu kitabı okumak pek önemli görünmeyebilirdi. Benim içinse çok önemliydi. Kitabı bitirdiğimde —resimlere bakıp altlarındaki kısa metinleri okuduğumda— gözlerim şükran gözyaşlarıyla doldu. Hayatımın en önemli anlarından biriydi.

On yıl boyunca bir kitabı baştan sona okuyamayacağımı sanmıştım. Sonunda okuyabildiğimi keşfettim; yani yıllardır inandığım şey gerçek değildi. Bu kitap, öğrenmeye devam etmem için beni teşvik etti. Kendini sınırlayan düşünceler, bir ihtimali görmeni engelleyebilir; fakat bir adım atıp yapabildiğini görmek, o düşüncenin değişebileceğini fark ettirebilir.

Sınırlayıcı inançları sorgulamak

“Ben bunu yapamam” dediğinde, bu düşüncenin nereden geldiğini ve gerçekten bugünkü kapasiteni mi anlattığını, yoksa geçmişte duyduğun bir yargıyı mı tekrarladığını sorabilirsin. Benim hikâyemde, bir öğretmenin yedi yaşındaki bir çocuk hakkındaki sözü yıllarca kendi gerçeğimmiş gibi kaldı. Bir kitabı bitirdiğimde ise başka bir seçeneğin mümkün olduğunu gördüm.

Öğrenme kapasitesine inanmak, her şeyi kolayca yapabileceğini varsaymak değildir. Bazen yalnızca denemeye devam etmek ve kendin hakkında kesin bir hüküm vermeden önce kendine fırsat tanımaktır. Uzun süre imkânsız sandığın bir şeyi yaptığın an, sana yeni bir düzeyde özgüven kazandırabilir.

Bu hikâyenin anlatılmaya değer olduğunu düşünüyorum. Çünkü bazen bizi durduran şey, sınırlarımızın kendisi değil, sınırlarımız hakkında doğru kabul ettiğimiz sözlerdir.

İçimizden Doğan Güç – Şükür Etkisi
John Demartini


Daha fazla kişisel gelişim bilgisi ve yaratım aracı için kitaplarımı satın alabilirsiniz.

sınırlayıcı inançlar

Kontrol Sende - Çekim Yasası ve Bilinçaltı Dönüşüm Rehberi Kitabı - 2019 - 2. Baskı

KONTROL SENDE
İzin Ver Gelsin, İzin Ver Olsun
Çekim Yasası ve Bilinçaltı Kayıt Dönüşüm Rehberi
Düzenlenmiş ikinci baskı
Sayfa: 312

sınırlayıcı inançlar

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı

Daha iyi bir yaşam için
Bilinçli Yaratma Sanatı
Sayfa: 256

Kitapları temin etmek için: cekimyasasi@hotmail.com
Tel/WhatsApp: 0 553 06 00 464