Sevgi hikayeleri bazen uzun cümlelerden çok küçük bir karşılaşmayla anlatılır. Bu, bir adamla kelebeğin yollarının kesiştiği; sevmenin, sahip olmak değil, gerektiğinde özgür bırakmak olduğunu hatırlatan bir hikâye.
Bırak Sevgi Seni Bulsun hikayesi
İyi kalpli, yalnız bir adam bir gün bir koza bulur. Kozanın içinde küçücük bir tırtıl vardır. Adam bu tırtılı çok sever; onunla yalnızlığını ve bütün sevgisini paylaşır.
Gel zaman git zaman, tırtıl büyür ve güzel bir kelebeğe dönüşür. Adam kelebeğine hayrandır; onu bir türlü bırakamaz. Oysa kelebeğin aklında dağlar, kırlar, çiçekler vardır. Yine de adama ve sevgisine kıyamaz, onu yalnız bırakmak istemez. Üç günlük ömrünü sevildiği ve sevdiği yerde geçirmeye hazırdır.
Ama adam bilir: “Sevmek bazen vazgeçmeyi de bilmektir.” Kelebeğine son kez bakar ve onu özgürlüğüne, kırlara, çiçeklere doğru salıverir.
Kelebek mutlu olmasına mutludur; yine de hiçbir meltem, hiçbir çiçek yaprağı adamın avucunun sıcaklığını andırmaz. Aklında adam, o çiçek senin bu çiçek benim dolaşır saatlerce…
Sevdiğini özgür bırakmak üzerine hikaye
Adam bir kelebeğe sevdalı, bakıp durur boşluğa. Kelebekse hâlâ konacak sıcak bir avuç aramaktadır. Böylece kelebek şunu anlar: “Bazen ait olduğumuz yer orasıdır; sıcak bir avuçtur, biliriz. Ama o yerin bize ait olma ihtimali bir hiçtir.”
Adam da kendi gerçeğini görür: “Hiçbir sevdayı yalnızca sevgiyle yaşatamazsınız.” Sevgi, karşısındakinin ihtiyacını ve özgürlüğünü görmeden tek başına yeterli olmayabilir. Kelebeği yanında tutmak isteyen adam, onu sevdiği için bırakmayı seçmiştir.
O günden sonra kelebek, adama duyduğu özlemi gömebileceği bir dağ aramaya başlar. Gücü tükenene dek arar ama bulamayınca şunu anlar: “Hiçbir dağ bir özlemi gömebileceğimiz kadar büyük değildir.” Adam ise sevdasını artık kelebeğinin yerine avuçlarına koyar.
Sevmenin vazgeçmek olduğunu anlatan hikaye
Bu bırak sevgi seni bulsun hikayesi, aşk hikayeleri içinde sevgiyle özgürlük arasındaki ince çizgiyi anlatır. Bazen sevdiğimiz birinin yanında kalmasını isteriz; fakat onun başka hayalleri, özlemleri ve gitmek istediği yolları olabilir. Sevdiğini özgür bırakmak, duyguların yok olduğu anlamına gelmez. Adamın kelebeğini salıvermesi de sevgisinden vazgeçmesi değil, sevgisini onun özgürlüğünün önüne koymamasıdır.
Hikâyedeki adam ve kelebek, ayrılığın özlemi bir anda bitirmediğini gösterir. Kelebek sıcak bir avucu, adam ise artık yanında olmayan kelebeğini hatırlar. İkisi de yaşadıklarından bir anlam çıkarır; sevginin her zaman birlikte kalmakla ölçülemeyeceğini öğrenir.
Herkes iyi ya da kötü, doğru ya da yanlış şeyler yaşar. Yaşadıklarından bir çıkarım yaparak hayatına bir yön verir; aynı zamanda düşüncelerini de şekillendirir. Belki de bu hikâyenin sessizce bıraktığı düşünce şudur: Bazen sevgi, tutmak yerine yol vermeyi bilmektir. Bırak sevgi seni bulsun.