Bırak Sevgi Seni Bulsun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Images

Sevgi Elini Uzatmak: Affetmek ve Barışmak

Sevgi elini uzatmak

Pek çoğumuz bir tartışma, yanlış anlama ya da yetiştirilme biçimlerimizdeki farklılıklar yüzünden küçük kırgınlıklar yaşarız. Kırıldığımız kişi bir dostumuz ya da akrabamız olabilir. Bazen inatla onun bize el uzatmasını bekler, affetmek ve eski ilişkimizi yeniden başlatmak için ilk adımın mutlaka karşı taraftan gelmesi gerektiğine inanırız.

Küçük kırgınlıkları büyütmeden önce

Öfkemize saplanıp kaldığımızda, ufak şeyleri zihnimizde tekrar tekrar kurar ve zamanla gerçekten büyük meseleler hâline getiririz. Söylenen bir söz, yanlış anlaşılmış bir davranış ya da çözülebilecek bir anlaşmazlık, üzerinde durdukça aramızdaki mesafeyi artırabilir. Oysa küçük kırgınlıkları büyütmemek, yaşananları yok saymak değil; onları hayatımızın ve ilişkimizin tamamını belirlemesine izin vermemektir.

Kendimize şu soruyu sorabiliriz: Bu konuda haklı çıkmak mı, yoksa aramızdaki bağı korumak ve iç huzurumuza kavuşmak mı benim için daha önemli? Bu sorunun yanıtı her zaman aynı olmayabilir. Ancak yalnızca haklı olduğumuzu kanıtlamaya çalışmak, çoğu zaman barışmaya giden yolu zorlaştırır.

Affetmek, haklılıktan vazgeçmek demek değildir

Sanki haklı oluşumuz mutluluğumuzdan daha önemliymiş gibi davranabiliriz. Oysa haklı olmak, hemen her zaman kendimizi mutlu etmekten daha önemli değildir. Haklı olmaktan vazgeçip mutlu olmak, yaşananları onaylamak ya da kendi duygularımızı inkâr etmek anlamına gelmez. Bazen yalnızca tartışmayı sürdürmeyi bırakmak, yargılarımızı bir yana koymak ve ilişkiye yeniden yaklaşmak için alan açmaktır.

Affetmek de unutmak ya da hiçbir şey olmamış gibi davranmak zorunda olmak değildir. Kırgınlığımızı fark ederken, öfkenin bizi yönetmesine izin vermemeyi seçebiliriz. Sevgi elini uzatmak, bu seçimin küçük ama anlamlı bir ifadesi olabilir.

Kırgın olduğun kişiye el uzatmak

Bir mesaj göndermek, hâlini hatırını sormak ya da sakin bir konuşma teklif etmek barışmak için bir başlangıç olabilir. İlk adımı atmak, bütün sorumluluğu üstlenmek veya haksız olduğunuzu kabul etmek değildir. Yalnızca aranızdaki gerginliğin azalmasını istediğinizi göstermektir. Bazen kısa ve samimi bir yaklaşım, uzun süredir bekleyen bir konuşmanın kapısını aralar.

Mutluluğun yolu yargıları bir yana atıp sevgi elini uzatmaktan geçebilir. Bırakın, başkaları haklı oluversin. Bu, sizin haksız olduğunuz anlamına gelmez. Siz, işin ucunu bırakmanın ve kırgınlığın ağırlığını taşımamayı seçmenin huzurunu yaşayabilirsiniz.

Karşılık beklemeden atılan adımın huzuru

Elinizi uzatıp haklılığı başkalarına bıraktığınızda, karşı taraf da size karşı daha az savunmacı ve daha sevecen olabilir. Çoğu kez o da size el uzatır. Ancak bu her zaman gerçekleşmeyebilir. Barışmak için yaptığınız girişim karşılık bulmadığında kendinizi suçlamanız ya da hemen bir sonuç beklemeniz gerekmez. Başkasının vereceği yanıtı kontrol edemezsiniz; kendi yaklaşımınızı seçebilirsiniz.

Daha çok sevgi olan bir dünya yaratmak için size düşeni yapmanın huzuru da başlı başına değerlidir. Bazen affetmek ilişkiyi yeniden başlatır; bazen yalnızca içinizdeki yükü hafifletir. Her durumda sevgiyle atılan bir adım, küçük kırgınlıkların büyüyüp araya duvar örmesini önleyebilir.

Images

Bırak Sevgi Seni Bulsun

Bir kelebeğin özgürlüğünü ve sevginin anlamını anlatan hikâye

Sevgi hikayeleri bazen uzun cümlelerden çok küçük bir karşılaşmayla anlatılır. Bu, bir adamla kelebeğin yollarının kesiştiği; sevmenin, sahip olmak değil, gerektiğinde özgür bırakmak olduğunu hatırlatan bir hikâye.

Bırak Sevgi Seni Bulsun hikayesi

İyi kalpli, yalnız bir adam bir gün bir koza bulur. Kozanın içinde küçücük bir tırtıl vardır. Adam bu tırtılı çok sever; onunla yalnızlığını ve bütün sevgisini paylaşır.

Gel zaman git zaman, tırtıl büyür ve güzel bir kelebeğe dönüşür. Adam kelebeğine hayrandır; onu bir türlü bırakamaz. Oysa kelebeğin aklında dağlar, kırlar, çiçekler vardır. Yine de adama ve sevgisine kıyamaz, onu yalnız bırakmak istemez. Üç günlük ömrünü sevildiği ve sevdiği yerde geçirmeye hazırdır.

Ama adam bilir: “Sevmek bazen vazgeçmeyi de bilmektir.” Kelebeğine son kez bakar ve onu özgürlüğüne, kırlara, çiçeklere doğru salıverir.

Kelebek mutlu olmasına mutludur; yine de hiçbir meltem, hiçbir çiçek yaprağı adamın avucunun sıcaklığını andırmaz. Aklında adam, o çiçek senin bu çiçek benim dolaşır saatlerce…

Sevdiğini özgür bırakmak üzerine hikaye

Adam bir kelebeğe sevdalı, bakıp durur boşluğa. Kelebekse hâlâ konacak sıcak bir avuç aramaktadır. Böylece kelebek şunu anlar: “Bazen ait olduğumuz yer orasıdır; sıcak bir avuçtur, biliriz. Ama o yerin bize ait olma ihtimali bir hiçtir.”

Adam da kendi gerçeğini görür: “Hiçbir sevdayı yalnızca sevgiyle yaşatamazsınız.” Sevgi, karşısındakinin ihtiyacını ve özgürlüğünü görmeden tek başına yeterli olmayabilir. Kelebeği yanında tutmak isteyen adam, onu sevdiği için bırakmayı seçmiştir.

O günden sonra kelebek, adama duyduğu özlemi gömebileceği bir dağ aramaya başlar. Gücü tükenene dek arar ama bulamayınca şunu anlar: “Hiçbir dağ bir özlemi gömebileceğimiz kadar büyük değildir.” Adam ise sevdasını artık kelebeğinin yerine avuçlarına koyar.

Sevmenin vazgeçmek olduğunu anlatan hikaye

Bu bırak sevgi seni bulsun hikayesi, aşk hikayeleri içinde sevgiyle özgürlük arasındaki ince çizgiyi anlatır. Bazen sevdiğimiz birinin yanında kalmasını isteriz; fakat onun başka hayalleri, özlemleri ve gitmek istediği yolları olabilir. Sevdiğini özgür bırakmak, duyguların yok olduğu anlamına gelmez. Adamın kelebeğini salıvermesi de sevgisinden vazgeçmesi değil, sevgisini onun özgürlüğünün önüne koymamasıdır.

Hikâyedeki adam ve kelebek, ayrılığın özlemi bir anda bitirmediğini gösterir. Kelebek sıcak bir avucu, adam ise artık yanında olmayan kelebeğini hatırlar. İkisi de yaşadıklarından bir anlam çıkarır; sevginin her zaman birlikte kalmakla ölçülemeyeceğini öğrenir.

Herkes iyi ya da kötü, doğru ya da yanlış şeyler yaşar. Yaşadıklarından bir çıkarım yaparak hayatına bir yön verir; aynı zamanda düşüncelerini de şekillendirir. Belki de bu hikâyenin sessizce bıraktığı düşünce şudur: Bazen sevgi, tutmak yerine yol vermeyi bilmektir. Bırak sevgi seni bulsun.