Images

Bilinç ve Birlik

İlişki gerçekten istediğiniz şey mi?

Şahsen ben ilişkiyle değil, bilinçle ve paylaşımla ilgileniyorum. Birlik, pazar günü içtiğiniz kahve ya da şarap değildir; her şeyin ve hepimizin farkında olma hâlidir. Paylaşım derken yalnızca bir başkasıyla yaşanan yakınlığı değil, her şeyle kurduğumuz ilişkiyi kastediyorum. En önemlisi de kendinle ve kendi bedeninle paylaşım içinde olabilmektir. Kendinle birlik içinde olmak, bir başkasıyla kurduğun ilişkiye de nasıl yaklaştığını etkiler. Bu yaklaşımda birlik, önce kendini fark etmek ve kendinle bağlantıda kalmakla başlar.

Bilinç ve birlik: yargılamadan algılamak

Bilinç ve maneviyat arasındaki fark, birinin diğerini dışlaması değildir; aynı şey olmamalarıdır. Manevi arayış, “Ben haklıyım, sen haksızsın” yargısına dönüştüğünde yeni bir ayrılık yaratabilir. Böyle bir durumda maneviyat, insanları bir araya getirmek yerine kimin doğru, kimin yanlış olduğunu belirleyen başka bir din biçimi hâline gelir. Buradaki mesele maneviyatı reddetmek değil, yargıların birlik duygusunu nasıl daraltabildiğini görmektir.

Bilinç ise bu bakışta, yaşantının yalnızca kabul ettiğimiz parçalarını değil, tamamını kapsar ve yargılamaz. Bu yüzden bilinç maneviyatı da cinselliği de içerir. “Bu olmalı, şu olmamalı” diye karar verdiğimizde, kararımıza uymayan şeyleri görmeye ve almaya kendimizi kapatabiliriz. İlişkilerde bilinç ve farkındalık, karşı tarafı ya da kendimizi hemen iyi-kötü diye sınıflandırmadan, olup biteni algılamaya açık kalmakla ilgilidir.

İlişkilerde yargılar algınızı nasıl sınırlar?

Örneğin eşinizin mükemmel olduğuna karar verdiğinizi düşünün. Bu kararı verdikten sonra, size karşı yaptığı bir şeyi ya da ilişkinin hayatınızı genişletmeye katkıda bulunmadığı bir alanı fark etmek istemeyebilirsiniz. Mükemmel olduğuna dair hükmünüz, yeni bilgiyi görmenizi zorlaştırır. “Bunun nasıl çalıştığını görebiliyor musun?” Mükemmellik yargısına tutundukça başka olasılıklara ve kendi deneyiminize kapanabilirsiniz.

Bu durumda ilişkinin içinde, her şeyi algılayabilen sonsuz varlığınız olarak bulunmak yerine kendinizi geri çekmeye başlarsınız. Elbette burada mesele eşiniz hakkında ters bir hüküm vermek değildir. Bir yargıyı başka bir yargıyla değiştirmek, algıyı yeniden daraltabilir. Önemli olan, ilişkiyi önceden verdiğiniz kararın içinden değil, o anda olup biteni görmeye istekli olarak deneyimlemektir.

Bu yaklaşım, hayatınızda seks, ilişki ya da başka bir alanda yaşadığınız her zorluğun tek bir açıklaması olduğu anlamına gelmez. Metnin işaret ettiği düşünce şudur: Bir şey yolunda gitmediğinde, onu algılamaya, bilmeye, olmaya ya da almaya ne ölçüde açık olduğunuzu sorabilirsiniz. Görmek istemediğiniz bir şeyi fark etmek, yaşadığınız sınırlılığı anlamanıza yardımcı olabilir. Yargılarınızın neleri görmenizi engellediğini sorgulamak, ilişkinizi daha bilinçli değerlendirebilmeniz için bir alan açar.

Kendinle birlik içinde olmak ve doğadaki sessizlik

Ormana gittiğinizde, oradaki hiçbir şey hakkında yargıda bulunmadığınız bir anı düşünün. Zihin sessizleşir; huzur ve güzellik duygusu belirir. Her şeyle bağlantıda olduğunuzu hissedersiniz. Bu deneyim, yazıdaki bilinç ve birlik düşüncesini anlatan güçlü bir örnektir: Birliği yalnızca bir başkasıyla kurulan ilişkiye indirgemeden, çevrenizle ve kendinizle kurduğunuz bağlantıda da görebilirsiniz. Bu birliği fark etmek için her şeyi tanımlamak veya yargılamak zorunda değilsiniz.

Birlik bilinci, yalnızca kendimizde hoşumuza giden yanları kabul etmekle sınırlı değildir. Kendimizin “iyi” dediğimiz taraflarını sahiplenebildiğimiz gibi, “kötü” diye adlandırdığımız yanlarımızı da görmeye açık olabiliriz. Buradaki amaç davranışları doğru ya da yanlış diye değerlendirmeyi yasaklamak değil; kendimizi tek bir yargıya indirgeyip algımızı kapatmaktan kaçınmaktır. Kendimizi daha bütünüyle görebildiğimizde, neyin bizim için doğru olduğuna dair hüküm vermekle geçirdiğimiz zaman azalır ve birlik duygusuna yer açılır.

İlişki, cinsellik ve özgürlük

Aradığımız şey, seks, ilişki ve çiftleşme yoluyla birliğe nasıl ulaşabileceğimizdir. Bu konuları yargılamadan ele alabildiğinizde özgürlük alanınız genişler; kendinizi “kötü” ya da başka bir şey olduğunuz yargısıyla bastırdığınızda ise sizi kendinizden uzaklaştıran sınırlamalar yaratabilirsiniz. Burada anlatılan, herkesin aynı ilişki biçimini seçmesi gerektiği değil; kendi deneyiminizi başkalarının yargılarına göre inkâr etmeden algılayabilmenizdir.

Psikoloji dersi veren bir arkadaşımın anlattığı bir örnek var: Profesör, öğrencilerine insanların büyük bölümünün ilişkisiz kalmaktansa kötü bir ilişkiyi tercih edeceğini söylüyor. Bu, yazıda aktarılan bir ders örneğidir; bağımsız bir araştırma sonucu olarak sunulmuyor. Örneğin vurguladığı düşünce, yalnız kalıp kendi hayatından keyif almak yerine, mutsuz olsa bile bir partnere sahip olmayı seçen insanların bulunabilmesidir. Çünkü ilişki, onlara “birileri” oldukları hissini verebilir.

Oysa çoğu kişinin ilişki diye gördüğünden daha fazlasını istiyorsanız, kendinize ve bedeninize karşı daha bilinçli bir tutum geliştirmeyi deneyebilirsiniz. İlişkiyi yalnızca bir kimlik ya da eksikliği giderme yolu olarak görmek yerine, kendinizle ve karşınızdakiyle nasıl paylaştığınızı fark edin. Bilinç ve birlik, her şeyi yargısızca algılamaya ve bu algı içinde kendinizden vazgeçmeden ilişki kurmaya davet eder.

Sex Is Not A Four Letter

Gary M. Douglas & Dr. Dain C. Heer

Halis Şahiner’le Bireysel Danışmanlık

Bireysel danışmanlık

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı

Daha İyi Bir yaşam için
BİLİNÇLİ YARATMA SANATI
Sayfa : 256
******************************

0 yorum: