Bugün, çekim yasası üzerine birçok kitabı bulunan ve severek okuduğum Joe Vitale’nin Uyanış Kursu kitabından bir bölüm paylaşmak istiyorum. Kitap, Vitale’nin daha önce yayımlanan Çekim Yasasının Sırrı, The Key ve Zero Limit kitaplarındaki anlatımlarını bir adım ileri taşıyor; çekim yasasının aşamalarını anlaşılır biçimde ele alıyor.
Uyanış Kursu’nun dört aşaması
Kitapta anlatılan yolculuk dört aşamayla özetleniyor:
- Birinci aşama: Mağduriyet
- İkinci aşama: Güç kazanma
- Üçüncü aşama: Teslimiyet
- Dördüncü aşama: Uyanış
Çekim yasası ve bilinçaltı konularına ilgi duyan ya da bu konulara henüz ilgi duymayan herkesin okuyabileceğini düşündüğüm bir kitap. Kişinin kendini keşfetmesine katkı sağlayacağını umduğum bu kitaptan bir bölümü aşağıda paylaşıyorum.
Siz sorunun içindesiniz
Kimileri aynı soruları tekrar tekrar sorar: “Şu kişiyi, şu nesneyi ya da şu sorunu yaşamımdan nasıl çıkarırım?” Dr. Hew Len’in bu sorulara verdiği yanıtta önemli bir nokta var: “Bir sorunuz olduğunda sizin de orada bulunduğunuzu fark ettiniz mi?” Siz de oradasınız; sorunun içindesiniz. Bunu görmediğinizde yeniden mağduriyet bilincine dönebilirsiniz.
İlk üç aşamada zaman zaman mağduriyet hissetmek, güç kazandığını düşünmek ya da teslimiyet duygusuna girmek mümkündür. Bu nedenle sürekli uyanık ve bilinçli olmak, arınmayı sürdürmek gerekir. Dr. Hew Len şöyle soruyor: “Sürekli olarak orada bulunduğunuzun hiç farkına vardınız mı? Yakındığınız her ne olursa olsun siz oradasınız. Her yakınmanızda ortaya çıkan ortak unsur sizsiniz.”
Ardından şu düşünceyi dile getiriyor: “Bunu yaratan sizsiniz. Eğer kendi gerçeğinizi yarattığınızı düşünüyorsanız, bu sizin gerçeğinizdir. Bunu siz yarattınız.” Peki ne yapmak gerekir? Duyguyu ve yakınmayı ele almak; onu içinizde tutmamak, başka bir kişiye, binaya, kuruma ya da yakındığınız kişiye aktarmamak ve ilahi varlığa havale etmek.
İlahi varlığa havale etmek
Kitaptaki anlatıma göre, duanızı ilahi varlığa yönelterek şöyle diyebilirsiniz:
“Üzgünüm. Bunu kendim oluşturduğumu hiç bilmiyordum ama bu oldu ve bir şekilde ben bunun içinde yer aldım. Lütfen beni affet, çünkü bunun bilincinde değildim. Bunu oluşturacak, bu gerçeği yaratacak ne yaptığımı bilmiyorum. Teşekkür ederim. Hayatta olduğum için teşekkür ederim. Beni dinlediğin için teşekkür ederim. Bununla ilgilendiğin için teşekkür ederim. İlahi varlık olduğun ve beni mucizevi bir şekilde soluk alan, yaşayan bir varlığa dönüştürdüğün için teşekkür ederim.”
Sözlerinizi “Seni seviyorum” diye bitirin. Anlatıcı, bu sözleri içtenlikle söylemenin ve ilahi varlığın sizi dinlediğine inanmanın mutluluk ve minnettarlık hissi uyandırabileceğini belirtiyor. Yaşamı, şu anda burada olmayı ve farkındalığa kavuşma sürecini bir armağan olarak görmek; “Teşekkür ederim” diyebilmek bu sevgi dolu yaklaşımın parçası. Bu anlatımda ilahi varlığı tanımlayan sözcük sevgidir.
Bu sizin hatanız değil ama sorumluluğunuz
Dr. Hew Len’in Self I-dentity Ho’oponopono yöntemi ve teslimiyet düşüncesi üzerine anlatılan temel mesajlardan biri, yaşamda karşılaşılan durumların sorumluluğunu üstlenmektir. Bu, kendini suçlamak ya da olanlar için dövünmek anlamına gelmez. Bölümde ifade edilen söz şudur: “Bu sizin hatanız değil ama sizin sorumluluğunuzdur.”
Bu yaklaşıma göre, sorunla başa çıkmanın yollarından biri teslimiyettir. Soruna teslim olup onu ilahi varlığa havale ederken şu sözleri tekrarlayabilirsiniz: “Üzgünüm. Lütfen beni affet. Teşekkür ederim. Seni seviyorum.” Buradaki vurgu suçlulukta değil, sorumluluğu kabul edip duyguyla çalışmaktadır.
Her şeyi denetim altına alamazsınız
Neden denetimi biraz olsun bırakmak isteyesiniz? Çünkü evreni ya da yaşamınızdaki her şeyi denetleyemezsiniz. Metin, her şeyi kontrol etmeye çalışmanın pek işe yaramadığını fark ettiğimizde teslimiyetin mümkün hâle geldiğini anlatıyor. Teslim olmak, egodan vazgeçmek değildir; ego varlığını sürdürür.
Ego, anlatıda kişiyi gün boyunca yönlendiren ve doğru kapıdan geçmesine yardımcı olan bir var oluş aracı olarak ele alınıyor. Ancak denetleme çabası devreye girdiğinde ego, evrenin tümünü göremediği için sınırlı kalabilir. Metindeki ifadeyle, ego ve bilinç teslimiyet içinde daha iyi bir yaşam için evrenden istekte bulunabilir; sorun, her şeyi denetlemeye kalkışmaktan kaynaklanır.
Olumsuz bir duygu ya da karşı çıkma hâliyle karşılaştığınızda şu sözleri söylemeniz öneriliyor: “Üzgünüm. Bu duyguya neden kapıldığımı bilmiyorum. Neden böyle karşı çıktığımı ve olumsuz düşündüğümü bilmiyorum. Lütfen bunun için beni affet. Bunun hayatıma nasıl karıştığını bilmiyorum. Bununla ilgilendiğin için teşekkür ederim. Beni dinlediğin için teşekkür ederim. Seni seviyorum.”
Başlangıçta bu sözleri içinizden gelerek söylemeyebilirsiniz. Ancak anlatıcıya göre, söylemeyi sürdürmek ve özellikle teslimiyetin sonuçlarını görmeye başlamak, farkındalık sürecine katkı sağlayabilir. Uyanış Kursu, çekim yasası, sorumluluk ve teslimiyet üzerine düşünmek isteyen okurlara bu konuları bir arada değerlendirme olanağı sunuyor.
Kendi kendinizin yaşam koçu olun
KONTROL SENDE kitabımı satın alarak hayatınıza katkıda bulunmak ister misiniz?
KENDİ KENDİNİZİN YAŞAM KOÇU OLUN
Uyanış Kursu
Joe Vitale



Tesekkür ederim, bu yazınıza ulaşabildigim icin :) saglıkla ve sevgiyle kalın
YanıtlaSilHalis bey paylaşım için çok teşekkürler. Uyanış Kursu kitabından içinizden gelen ve faydalı bulduğunuz yerleri paylaşmanızın devamını isteriz. Emeğinize sağlık, çok teşekkürler
YanıtlaSil