Images

Mücadele Ederek Elde Etmek

Yaşamımızda yaptığımız şeylerden biri, bir şeyi olmak, yapmak veya sahip olmak ve bunların nasıl olması gerektiğiyle ilgili şablon ve tanımlara sahip olmak ve onlardan işlevsel olmaktır.

Olmak veya sahip olmak istediğimiz şeyle aramızdaki en büyük engel, çoğunlukla o şeyle ve onun elde edilmesiyle ilgili tanımlarımız ve nasıl elde edileceğiyle ilgili şablonlarımızdır.









Değersizlik inancına sahip olan insanlar, fiziksel olarak kendilerini değerli yapacak şeyleri elde etme peşinde koşarlar. Çoğunlukla o şeyi zor elde etmenin, onu değerli yapacağını düşünürler.

İnsanlar, değerleri önce nesneler üreterek, sonra bu nesnelerle aralarına mesafe koyarak, sonra da bu mesafeyi aşmak için çaba göstererek yaratırlar. Maddi dünyada değerler, insanların nesnelerle aralarındaki mesafeye göre belirlenir.

Images

Yapabilen Olmayı Seçmek

Geçenlerde, bir grupla yaratım hakkında konuşurken, katılımcılardan biri bana, “Hayatın gerçekleri var. Benim gelirim belli ve bu nedenle de ömür boyu istediğim milyon liralık villaya ve lüks arabaya sahip olamam.” dedi.

Bu düşünceyi o kadar güzel sahiplenmiş ve o kadar güzel savunuyordu ki, ona farklı alternatifler gösterip her “yapabilirsin, olabilirsin” dediğimde, o, benim sunduğum şeylerin yanlış olduğunu ve onları nasıl yapamayacağını bana ispat etmek için yeni mazeretler öne sürüyordu.

İnançlar ve yaratım

En sonunda ona şunu söyledim:

“Bir dakika, ben sana yapabilme ve olabilme yollarını göstermeye çalıştıkça sen onları çürütmeye çalışıyorsun.

İstediğin şey nedir? Sahip olmak mı? Yoksa nasıl sahip olamadığının hikâyesi mi?

Bu düşüncelere sahip olmak, hayatında ne yaratır? Bu, bir şey yapamadığın ve yaratamadığın durumu yaratır. Yaratmak istediğin şey bu mu?

Neden enerjini bu düşünceyi kendine inandırmak için harcıyorsun ki?

Enerjini nasıl yaratabileceğin üzerine yoğunlaştırırsan ne yaratırsın? Kendine nasıl yaratabileceğini anlatsan kim olurdun?”

Images

Anahtar da Biziz, Kilit de Biziz – Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı

Herkesin bilinçaltındaki kendine özeldir. Yüzeyde görünen şeyler çoğunlukla gerçeğin tamamını anlatmaz. Bir durum karşısında verdiğimiz mantıklı açıklama, bizi rahatsız eden konunun nedenini her zaman ortaya koymayabilir. Bazen davranışlarımızı etkileyen düşünceyi fark edemediğimiz için aynı yerde takılı kalırız.

Bilinçli Yaratma Sanatı kitabının bu bölümünde dikkat çekilen nokta da budur: Yaşadığımız bir durumu anlamak için yalnızca görünen olaya değil, ona yüklediğimiz anlama da bakmak gerekir. Bilinçli yanımız bir cevap bulabilir; ancak içimizdeki düşüncenin neyle bağlantılı olduğunu görmediğimizde, bu cevap sorunu çözmeye yetmeyebilir. Bilinçli yaratma, bu bakışta, kendi tepkilerimizi ve seçimlerimizi fark etmeye açılan bir kapı hâline gelir.

Images

Bedel Biçmek

Bedel biçmek ve sahip olma düşüncesi

Yaşamımızda yaptığımız şeylerden biri de bir şeyler yaratmayı ya da bir şeylere sahip olmayı bir bedele veya paraya bağlı kılmaktır. Bir şeyin karşılığında ödeme yaptığımızda, ona sahip olma hakkını daha kolay savunuruz. Hatta bazen, o şeye sahip olmanın bizi de daha değerli kılacağını düşünürüz. Bedelini ödediğimiz şey, böylece yalnızca elimizdeki bir nesne olmaktan çıkar; dünyadaki konumumuzu da anlatan bir işarete dönüşebilir.

Bedelini ödeyerek aldığınız bir şey üzerinde hak sahibi olduğunuzu iddia etmek kolaydır. Ödeme, “Bu benim” deme ve sahiplenme hissi yaratır. Bunun olumlu bir yanı vardır: Bir şeye emek veya para verdiğimizde onunla bağ kurabilir, onu korumak isteyebiliriz. Fakat bu bağ, sahip olduğumuz şeyin bizim değerimizi belirlediği düşüncesine dönüştüğünde başka bir hâl alır. O zaman bedel yalnızca alışverişin karşılığı değil, kendimizi ve yerimizi kanıtlama aracıdır.

Images

Fantezilerimizin Ötesine Geçmek – Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı

İstek ve arzularımızı elde etmeye çalışırken çoğu zaman kendimize ne söylediğimizi, nasıl davrandığımızı ve bütün bunların altında aslında ne aradığımızı fark etmeyiz. Bir şeyi istemekle, o isteğin gerçekleşmesini beklerken kendimizi nasıl gördüğümüz her zaman aynı şey değildir. Bilinçli yaratma, bu noktada yalnızca arzumuzu dile getirmek değil; arzumuzun çevresinde kurduğumuz düşünce ve hikâyeleri de fark etmektir.

Bilinçli yaratma ve arzularımızın ardındaki hikâye

Geçen gün biriyle konuşurken, geçmişinde platonik yakınlık hissettiği birinden söz etti. Şimdiye kadar karşılaştığı kişiler arasında en düzgün bulduğu kişinin başka birini tercih edip evlendiğini anlattı. Ardından, “Onun gibi düzgün birine bir daha rastlamadım. Düzgün erkek yok, varsa da çok az ve beni bulmuyor. Okul biter bitmez birinin beni bulmasını ve benimle evlenmesini istiyordum,” dedi.

Images

Bağımlı İlişki Yaratmak

Bağımlı bir Hayat

Geçenlerde biriyle sohbet ederken, insanların onun sevgi olduğunu görmediğini söyledi. Kendisine şunu sordum: “Kimin, senin sevgi olduğunu görmesini istiyorsun? Senin sevgi olduğunu kimin fark etmesini istiyorsun?”

“Babamın” diye cevap verdi.

Ben de ona tekrar sordum: “Babanın senin sevgi olmanı görmesi için ne gerekir? Baban, senin sevgi olduğunu görüp anlarsa ne yapmasını, nasıl davranmasını bekliyorsun? Baban senin istediğin şekilde davranırsa hayatında neyin ortaya çıkmasını bekliyorsun?”

Images

Ait Olmak – Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı

Yaşamımız boyunca kendimizi güvende hissetmek için bir aileye, gruba, arkadaşa, yere ya da bir şeye ait hissetmeye çalışırız. Ait olmak, toplumsal yaşamın bir gereğidir; bağ kurmamıza ve bulunduğumuz yerde kendimize bir yer açmamıza yardımcı olur. Ancak bu bağın bizim için ne anlama geldiğini fark etmek de önemlidir. Çünkü ait hissetmek bizi rahatlatabilirken, bu duyguyu korumak uğruna kendimizden vazgeçmeye başladığımızda aynı ihtiyaç bizi sıkıştırabilir.

Ait olma duygusu nedir?

Ait olma duygusu, kendimizi bir aileyle, arkadaş grubuyla, bulunduğumuz yerle ya da yaşamımızdaki başka bir şeyle bağlantılı hissetmemizdir. Bu his, “Burada benim de bir yerim var” düşüncesini taşıyabilir. Bir gruba veya yere yakınlık duymak tek başına sorun değildir. Asıl üzerinde durulması gereken, ait olmayı hangi koşullara bağladığımız ve bu bağı sürdürmek için nelerden ödün verdiğimizdir.