Images

Fantezilerimizin Ötesine Geçmek – Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı

İstek ve arzularımızı elde etmeye çalışırken çoğu zaman kendimize ne söylediğimizi, nasıl davrandığımızı ve bütün bunların altında aslında ne aradığımızı fark etmeyiz. Bir şeyi istemekle, o isteğin gerçekleşmesini beklerken kendimizi nasıl gördüğümüz her zaman aynı şey değildir. Bilinçli yaratma, bu noktada yalnızca arzumuzu dile getirmek değil; arzumuzun çevresinde kurduğumuz düşünce ve hikâyeleri de fark etmektir.

Bilinçli yaratma ve arzularımızın ardındaki hikâye

Geçen gün biriyle konuşurken, geçmişinde platonik yakınlık hissettiği birinden söz etti. Şimdiye kadar karşılaştığı kişiler arasında en düzgün bulduğu kişinin başka birini tercih edip evlendiğini anlattı. Ardından, “Onun gibi düzgün birine bir daha rastlamadım. Düzgün erkek yok, varsa da çok az ve beni bulmuyor. Okul biter bitmez birinin beni bulmasını ve benimle evlenmesini istiyordum,” dedi.

Images

Bağımlı İlişki Yaratmak

Bağımlı bir Hayat

Geçenlerde biriyle sohbet ederken, insanların onun sevgi olduğunu görmediğini söyledi. Kendisine şunu sordum: “Kimin, senin sevgi olduğunu görmesini istiyorsun? Senin sevgi olduğunu kimin fark etmesini istiyorsun?”

“Babamın” diye cevap verdi.

Ben de ona tekrar sordum: “Babanın senin sevgi olmanı görmesi için ne gerekir? Baban, senin sevgi olduğunu görüp anlarsa ne yapmasını, nasıl davranmasını bekliyorsun? Baban senin istediğin şekilde davranırsa hayatında neyin ortaya çıkmasını bekliyorsun?”

Images

Ait Olmak – Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı

Yaşamımız boyunca kendimizi güvende hissetmek için bir aileye, gruba, arkadaşa, yere ya da bir şeye ait hissetmeye çalışırız. Ait olmak, toplumsal yaşamın bir gereğidir; bağ kurmamıza ve bulunduğumuz yerde kendimize bir yer açmamıza yardımcı olur. Ancak bu bağın bizim için ne anlama geldiğini fark etmek de önemlidir. Çünkü ait hissetmek bizi rahatlatabilirken, bu duyguyu korumak uğruna kendimizden vazgeçmeye başladığımızda aynı ihtiyaç bizi sıkıştırabilir.

Ait olma duygusu nedir?

Ait olma duygusu, kendimizi bir aileyle, arkadaş grubuyla, bulunduğumuz yerle ya da yaşamımızdaki başka bir şeyle bağlantılı hissetmemizdir. Bu his, “Burada benim de bir yerim var” düşüncesini taşıyabilir. Bir gruba veya yere yakınlık duymak tek başına sorun değildir. Asıl üzerinde durulması gereken, ait olmayı hangi koşullara bağladığımız ve bu bağı sürdürmek için nelerden ödün verdiğimizdir.

Images

Kendimizi Desteklemek - Bilinçli Yaratma Sanatı Kitrabından

 

Yaşamımızda eylemlerin psikolojik kökenlerine baktığımızda, üç şey görünür:

·     Hayatımız üzerinde hâkimiyet sahibi olmak,

·     Sevmek, sevilmek, ait olmak,

·     Benliğimizi değerli görmek.

Davranışlarımız aslında, hayatımızda bunlara sahip olmamıza hizmet eder. Buradaki kritik şeyse bunları nasıl elde edeceğimize dair inançlarımız ve onları elde etme yolları konusundaki şablonlarımızdır.




Doğru referans ve destekleyici düşünce ile kolaylıkla elde edebileceğimiz şeyleri, yanlış düşünce ve referanslarla kendimizden çok uzağa konumlandırabiliyoruz.

Özgüven sahibi olmak, hayatımız üzerindeki hâkimiyetimiz için en önemli etkendir. Bir şey için yapamam veya olamam tutumunda olduğumuzda o şeyin yapılma ve olma ihtimali sıfırlanırken yapabilirim veya olabilirim dediğimizde ise o şeyin yapılabilme yolunda, birçok seçenek ortaya çıkmaktadır.

Images

Ne İstediğimizden Emin Olmak

İstediğimizi söylediğimiz şeylere sahip olmaya gerçekten ne kadar gönüllüyüz?

Ne istediğimizden emin miyiz?

İnsanlar, yaşamlarında ne yaratmak veya neye sahip olmak istediklerinden çoğunlukla emin değildir. Bir şeyler istediklerini söylerler ama ne yaratmak istedikleriyle ilgili bir fikirleri, arzuları veya çabaları yoktur.  




Birisi sohbet ederken; “Bir iş yerine sahip olduğu, arabası olduğu, kendisi ve çocukları güzel giyindiği için insanların onu zengin sandıklarından bahsetti. İnsanların onu bu şekilde görmesine rağmen işin aslının öyle olmadığını, kendisinin yeterli paraya sahip olmadığını ve borç içinde olduğunu ve iş yerinde ciddi görünmek için sürekli olarak asık suratlı davrandığını.” söyledi.

Images

Kendi Önümüzden Çekilmek – Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı

Yaşamımızı zorlaştıran kişi, çoğunlukla kendimizden başkası değildir. Bunu fark etmediğimizde, kendi düşüncelerimizin ve seçimlerimizin beslediği bir kısır döngünün içinde kalabiliriz. Bazen önümüzdeki engel, istediğimiz şeye ulaşamamamız değil; ulaştığımızda onu kendimize yakıştıramamamızdır.

Bilinçli yaratma ve peşinden koştuğumuz duygular

Zihinsel bir dünyada yaşıyoruz. Çoğu zaman yaptıklarımızın, isteklerimizin ve arzularımızın ardında bir duyguya ya da hisse ulaşma isteği bulunuyor. Bazen aradığımız his, çocukluğumuzda eksikliğini duyduğumuz bir şeyle bağlantılı olabiliyor. Fakat peşinden koştuğumuz şeyin bize hangi duyguyu vereceğini fark etmezsek, o hedefe neden bu kadar bağlandığımızı da göremeyebiliriz. Böylece uzun zaman harcayıp yine de aradığımız tatmine ulaşamadığımız bir döngüye girebiliriz.

Images

Soru Sormayı Anlamak

Soru; bir şey öğrenmek için birine yöneltilen ve karşılık gerektiren söz veya yazı, sualdir.

Düşüncelerimizi yönetmek ve sınırlamalarımızın dışına çıkıp olasılıkları hayatımıza davet etmek için soru sormak bize çok yardımcı olacaktır.

Ancak soruyu nasıl kullanacağımız bu konuda çok önemlidir. Soru sormayı bilinçli yapmak, hedeflerimize odaklanmamızı kolaylaştırır.

Bilmediğimiz şeyleri öğrenmenin en güzel yolu, soru sormaktır.



Sorular, hedeflenen amaca göre farklı form ve içeriklere sahip olabilir.

Kitap boyunca, iki farklı soru formuyla karşılaşacaksınız. Birincisi, hemen cevap verilmesi beklenen sorular, ikinci tür ise hemen cevap alınması beklenmeyen sorular.

Sorularla ilgili farkında olunması gereken ilk konu; soruların tek bir doğru cevabının olmadığıdır. Geçmişten gelen alışkanlığımızdan dolayı bir soruyla karşılaştığımızda en doğru, mantıklı ve genel kabul görecek cevabı bulup vermeye çalışırız.