Images

İstek ve Arzularımıza Nasıl Ulaşırız? Bakış Açısını Değiştirmek

İstek ve arzularımıza sahip olmanın ilk adımı, onlara sahip olabileceğimize önce kendimizi inandırmaktan geçer. Peki bir isteğin gerçekleşmesini zorlaştıran şey yalnızca koşullar mıdır, yoksa o isteğe ulaşmanın tek bir yolu olduğuna karar vermemiz de etkili olabilir mi? Aşağıdaki konuşmada, araba alma isteği üzerinden bu sorular ele alınıyor.

istekleri gerçekleştirme

İstekleri gerçekleştirme yolunda bakış açısı

X: Hocam merhaba. Ben bir araba almayı çok istiyorum. Araba çok pahalı, maaşım buna göre çok düşük. Kitaplarınızı okudum fakat nasıl bir yol izlemem gerekiyor bilmiyorum. Bu konuda bilinçaltı düzeyde mi çalışmalıyım?

H.Ş: Arabayı elde etmek konusunda herhangi bir bakış açısına sahip olmasaydın nasıl davranırdın? Nasıl düşünürdün? İstediğin arabaya sahip olduğunda kim olursun? İnsanlar senin hakkında ne düşünürler?

X: Kendimi çok rahat ve konforlu hissederdim. Şu anki arabam, özellikle uzun yollarda rahatsız edebiliyor. İnsanların ne düşündüğü umurumda olmaz; aradığım tek his konfor ve rahatlık. Fakat böyle bir arabayı gören insanlar benim zengin ve havalı biri olduğumu düşünebilirler. Ailemse gurur duyar.

İsteğin ardındaki düşünceleri fark etmek

H.Ş: Zengin ve havalı görünmeden neden rahatsız olduğuna çalış. Orayı nötrle. Arabayı elde etmek konusunda herhangi bir bakış açısına sahip olmasaydın nasıl davranırdın, nasıl düşünürdün? Bunu bol bol yap.

X: Arabayı elde etme konusunda bir bakış açım yok ki hocam. Çekilişten falan çıkmazsa para kazanıp almam gerek. O kadar parayı nasıl kazanırım bilemediğim için alamıyorum. Zengin ve havalı görünmekten rahatsız olmuyorum bir de. Hatta öyle görünmeyi seviyorum. Öyle bir tarzım var. İnsanlar çok güçlü göründüğümü söyler ve bu hoşuma gider.

Burada konuşmanın odağı, kişinin arabayı istememesi değil; arabaya ulaşmayı nasıl mümkün gördüğüdür. Kişi, “O kadar parayı nasıl kazanırım bilemediğim için alamıyorum” diyerek isteğe giden yolu para kazanmakla sınırlıyor. Böylece henüz bilmediği bir yol, isteğin gerçekleşmesi önünde kesin bir engel gibi görünüyor.

H.Ş: Arabayı para ödeyerek alabileceğine karar verdiğin için para yaratma yoluna odaklanmışsın. Ona sahip olma yolu olarak tek bir seçeneğe sahip olduğuna karar vermişsin ve o seçeneğin gereklerine sahip değilsin. O nedenle de ona sahip olmak senin için şu anda imkânsız görünüyor. Bu bakış açısıyla konuyu çözemezsin. O nedenle bakış açını değiştirmen için yukarıdaki soruyu yazdım.

“Nasıl düşünmeliyim?” sorusuna başka bir açı

İstekleri gerçekleştirmek için bakış açısını değiştirmek, isteğin nasıl ve hangi yoldan gerçekleşeceğini baştan kesinleştirmemekle başlıyor. Bu konuşmadaki soru, kişinin kendisine yeni bir yöntem dayatması değil; tek seçeneğe bağlanmadan düşünmeye davet ediyor. “Arabayı elde etmek konusunda herhangi bir bakış açısına sahip olmasaydın nasıl davranırdın?” sorusu, alışılmış varsayımları fark edip başka olasılıklara açık olmayı amaçlıyor.

H.Ş: Arabayı elde etmek konusunda herhangi bir bakış açısına sahip olmasaydın nasıl davranırdın? Nasıl düşünürdün?

X: Bu olsaydı bu arabanın bir yerden bana geleceğinden emin olurdum ve her fırsata açık olurdum. Sanki o arabaya sahipmiş gibi davranırdım.

H.Ş: Öyle davran.

“İstediğim şeyi elde etmek için nasıl düşünmeliyim?” sorusuna verilen yanıt, bu örnekte kişinin isteğiyle ilgili düşüncelerini genişletmesi ve fırsatlara açık olmasıdır. Buradaki “sanki sahipmiş gibi davranmak” ifadesi, araba mutlaka belirli bir yoldan gelecek anlamına gelmek zorunda değildir; konuşmanın akışında, kişinin imkânsızlık düşüncesine sıkışmadan isteğine ve olasılıklara yönelmesini anlatır. Önemli olan, kendi bakış açınızı fark edip isteğe giden yolu tek bir seçeneğe indirgememektir.

Arzulara ulaşmak için kendinize sorabileceğiniz sorular

Bu örnekten hareketle bir isteğiniz üzerinde düşünürken kendinize şu soruları yöneltebilirsiniz:

  • Bu isteğin gerçekleşmesi için yalnızca tek bir yol olduğuna mı karar verdim?
  • İsteğime sahip olduğumda nasıl hissedeceğimi ve hayatımda neyin değişeceğini biliyor muyum?
  • İsteğimle ilgili hangi düşünceler beni sınırlıyor?
  • Başka hangi olasılıklara ve fırsatlara açık olabilirim?

Bu sorular, arzulara ulaşmanın garantili bir yolunu sunmaz. Ama kişinin kendi varsayımlarını görmesine ve isteğine farklı bir bakış açısından yaklaşmasına yardımcı olabilir. Konuşmanın başındaki temel fikir de budur: Önce, isteğinize sahip olabileceğinize dair kendi düşüncenizi inceleyin; ardından sizi tek bir yola mahkûm eden kabulleri fark edin.

Bundan daha iyi nasıl olur? Daha başka neler mümkün?

Neşeli, keyifli, mucize dolu bir gün diliyorum.

Halis ŞAHİNER
İletişim: 0 553 06 00 464
www.halissahiner.com


Daha fazla yaratım aracı ve bilgi

Daha fazla yaratım aracı ve bilgi için kitaplarımı satın alarak hayatınıza katkıda bulunmak ister misiniz?

istekleri gerçekleştirme

Kontrol Sende - Çekim Yasası ve Bilinçaltı Dönüşüm Rehberi Kitabı - 2019 - 2 nci Baskı

Kontrol Sende
İzin Ver GELSİN, İzin Ver OLSUN
Çekim Yasası ve Bilinçaltı Kayıt Dönüşüm Rehberi
Düzenlenmiş İkinci Baskı

istekleri gerçekleştirme

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı

Daha iyi bir yaşam için
BİLİNÇLİ YARATMA SANATI

Kitapları temin için: cekimyasasi@hotmail.com
Tel/WhatsApp: 0 553 06 00 464
www.halissahiner.com

Images

Çeldirici İmplantlar

Öfke mi Kudret mi?

Öfke bazen yalnızca o anda yaşanan bir anlaşmazlığa verilen tepki gibi görünür. Oysa bu konuşmada dikkat çekilen nokta, tepkinin geçmişten tanıdık bir örüntüyle bağlantı kurabilmesi ve kişinin aynı düşünceye takılıp kalmasıdır. Gary ve Dain, öfkeyi bastırmaya ya da her şeyi uzun uzun çözümlemeye çalışmak yerine, tetiklenme anında başka bir seçim olanağını fark etmeyi öneriyor.

Çağrı Katılımcısı: Öfkemle gücüm birbirine karışıyor. Babam her şeye, en küçük ve önemsiz şeylere bile kızardı. Ben de sinirleniyorum ve bazen öfkeden kurtulmakta zorlanıyorum. Bunu aştığımı sanıyordum ama son zamanlarda sözde bir arkadaşıma çok kızdım. Ona hayatımdan çıkmasını söyledim. Yanıma geldiğinde öyle sinirlendim ki ona vuracağımı düşündüm!

Images

Online Bilinçli Yaratım 101 Atölye Çalışması: İsteme ve Alma

İsteme ve alma: yaşamınızda ne yaratmak istiyorsunuz?

“Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgâr yardımcı olamaz.”

Yaşamınızda ne yaratmak istiyorsunuz? Neye sahip olmak istiyorsunuz ve bunların nasıl ortaya çıkmasını bekliyorsunuz? Bu sorular, istediğimiz şeyleri ve onlara yaklaşımımızı fark etmek için bir başlangıç olabilir.

İstediklerinizin gerçekleştiğini düşünün: Onları rahatlıkla alabilecek misiniz? Yoksa “İstemem, yan cebime koy” bakış açısında mısınız? Daha fazla şey olmak ya da yaşamımızda daha fazla şeye sahip olmak için istemeye ve almaya gönüllü olmamız gerekiyor.

bilinçli yaratım

İstediğiniz şeyi almaya ne kadar gönüllüsünüz?

Bu çalışmanın odağındaki isteme ve alma, yalnızca ne istediğimizi dile getirmekle sınırlı değil. İstediklerimiz ortaya çıktığında onları kabul etmeye ve almaya ne kadar açık olduğumuzu da fark etmeyi içeriyor. “Bunları olmak veya sahip olmak için nasıl istiyorum?” ve “İstediklerim karşıma çıktığında onları rahatlıkla alabilecek miyim?” sorularını kendinize yöneltebilirsiniz.

Bu yaklaşımda evrenin, dile getirilen istekleri emir kabul edip işleme koyduğu düşünülür. Yaratımın ilk adımı istemek ve almaktır. İsteğinizi ifade etmek kadar, o isteğe karşı kendi yaklaşımınızı da gözlemlemek önem taşır.

Images

Yaşamla uyumlu musun?


 Hiç dikkatinizi çekti mi?

Hayattan sürekli bir şeyler istiyoruz.

Hem de o istediklerimizin çok iyi olmalarını, mükemmel olmalarını ve bizi çok mutlu etmelerini....

İyi bir evimiz olsun, iyi bir işimiz olsun, iyi bir gelirimiz olsun, güzel bir evimiz olsun, içinde muhteşem mobilyalar olsun, son model bir arabamız olsun, iyi bir sevgilimiz olsun, örnek bir evliliğimiz olsun, hayırlı, söz dinleyen, muhteşem çocuklarımız olsun, mükemmel dostluklarımız olsun... v.s. Hep en en iyileri alma derdindeyiz.

Burada harika bir soru devreye giriyor.

Images

Sahip Olduğumuz Düşünceler Ana Yaratım Kaynağımızdır.

Bugün size Bilinçli Yaratma Sanatı kitabımdan küçük bir pasaj paylaşacağım.

 

İçinde bulunduğumuz enerji durumu, bir sonraki halimizi yaratan referans noktasıdır. Neşe ve keyif hali genişletici, kapsayıcı ve rahatlatıcı hissettirirken, üzüntü ve keder hali daraltıcı ve küçültücü hissettirir.

Neşe ve keyif halindeyken yaşamımızda bir şeyleri yaratmak daha kolaydır. Bu nedenle, rahat ve kolay bir yaşam için ihtiyacımız olan şey; düşüncelerimizin ve düşünce biçimimizin farkında olmak ve onları bilinçli yöneterek, bedenimizin titreşim enerjisini yüksek tutmaktır.





Sebep ve sonuçtan oluşan nedensel bir dünyada yaşıyoruz. Şu an içinde bulunduğumuz durum, geçmişte sahip olduğumuz düşüncelerin yaratımıdır. Gelecekte oluşacak olan durum ise şu anda sahip olduğumuz düşüncelerin yaratımı olarak ortaya çıkacaktır.

Geçmiş düşüncelerimizin oluştuğu zamanla şimdi yaşadığımız zaman arasında mantıklı bağlantı kuramadığımızda, çoğunlukla yakın zamandaki olaylarla bağlantılama yoluna gideriz. Bu şekilde yapılan bağlantılama, davranışımızın ana kaynağı olan gerçek olayla yapılmadığı için bu olaylar üzerinde çalışmak, durumu düzeltmez ve bize istediğimiz şeyi vermez. Doğru kaynak olayı bulamazsak sürekli kendini tekrarlayan döngü içinde kalırız.

Images

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı: Online Okuma ve Yorumlama Atölyesi

Yazarıyla birlikte bir kitabı okumak ve onu birlikte yorumlamak nasıl olurdu?

bilinçli yaratma

Halis Şahiner ile kişisel gelişim ve yaratım konularını ele alan Bilinçli Yaratma Sanatı kitabını birlikte okumaya ve yorumlamaya davetlisiniz. Bilgi ve uygulamayı bir arada sunan kitap, atölye boyunca yalnızca okunmayacak; içindeki çalışmalar da birlikte ele alınacaktır.

“Bir şeyin imkânsız olduğuna inanırsanız, aklınız bunun neden imkânsız olduğunu size ispatlamak üzere çalışmaya başlar. Ama bir şeyi yapabileceğinize gerçekten inandığınızda, aklınız yapmak üzere çözümler bulma konusunda size yardım etmek için çalışmaya başlar.”

Dr. David J. Schwartz

Bu söz, atölyenin üzerinde durduğu düşünce ve inanç temasına bir giriş niteliğindedir. Kitabın yaklaşımında bilinçli yaratma; yaratıcının yaratım prensiplerini bilinçli biçimde kullanarak yaşamımızı şekillendirmek, istek ve arzularımızın fiziksel dünyada ortaya çıkmasına yönelik bir süreç olarak anlatılır.

Bilinçli yaratma ve düşünceleri düzenlemek

Kitapta aktarılan çerçeveye göre evrendeki her şeyin kaynağı bir yaratıcıdır. İstek ve arzularımızın, yaratıcının evrende kurduğu yaratım modeli üzerinden fiziksel dünyada ortaya çıkmasını sağlamak bu anlayışın temelini oluşturur. Bu süreçte zihnimiz ve sahip olduğumuz düşüncelerimiz önemli bir yer tutar.

İhtiyaç duyduğumuz şey, düşüncelerimizi istek ve arzularımıza ulaşmamıza imkân sağlayacak şekilde organize etmektir. Bilinçli Yaratma Sanatı kitabında, yaratım alanında düşünceleri düzenlemeye yardımcı olabilecek çeşitli araç ve teknikler bulunur. Atölyede kitabın bu yaklaşımı okunup yorumlanırken, içindeki uygulamalar da katılımcılarla birlikte yapılır.

Online kitap okuma ve yorumlama atölyesi nasıl ilerliyor?

Halis Şahiner Bilinçli Yaratma Sanatı atölyesi, Zoom üzerinden gerçekleştirilecek toplam 10 oturumluk bir çalışma olarak duyurulmuştur. Kitap birebir okunacak ve metinde yer alan çalışmalar uygulanacaktır. Böylece okuma ve yorumlama, kitabın uygulama bölümleriyle birlikte ilerleyecektir.

Yazarıyla birlikte bir kitabı ele almak, metindeki düşünceleri doğrudan konuşma ve içerikteki uygulamalara eşlik etme fırsatı sunar. Bu kitap okuma atölyesi, bilinçli yaratma konusunu hem bilgi hem uygulama yönüyle incelemek isteyenler için hazırlanmıştır.

Atölye bilgileri ve iletişim

  • Platform: Zoom
  • Oturum sayısı: 10
  • Saat: 20.00
  • Başlangıç tarihi: İletişime geçiniz.
  • Ücret: Duyuruda toplam 300 TL, oturum başına 30 TL olarak belirtilmiştir.
  • İletişim: 0 553 06 00 464

Başlangıç tarihi ve katılım detayları için iletişime geçebilirsiniz. Ücret bilgisi, bu duyuruda yer alan bilgidir; güncel koşulları kayıt öncesinde teyit etmeniz önerilir.

Kitap hakkında içerik ve detay: Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı

Images

Kendimizi Hangi Konularda Küçültmeye Çalışıyoruz

Yaşamımızda sık yaptığımız hatalardan biri, sahip olduğumuz yeteneklere sahip çıkmak yerine birilerini kendimizden üstün tutup kendimizi küçültmektir. Kendini küçültmek bazen alçakgönüllülük ya da saygı gibi görünür. Oysa bir başkasının değerini kabul etmekle, kendi değerimizi yok saymak aynı şey değildir.

Birilerini olduğundan daha büyük gösterirken kendimizi olduğumuzdan daha küçük hâle getirmek, kendi kalemize gol atmaktır. Çünkü bu tutum yalnızca o anki düşüncemizi değil, gelişmek için atacağımız adımları da etkiler. Yeteneklerimizi görmezden gelir, denemekten vazgeçer ya da eksiklerimizi aşılmaz engeller gibi anlatmaya başlayabiliriz.