Yeni tanıştığım bir arkadaşımın yaşamak için altı aylık ömrü kalmıştı. Buna rağmen hayata bakış açısı henüz yeni şekillenmeye başlamış gibiydi. İnanılmaz pozitif düşünen, hayata olumlu bakan biriydi. Hayatında bu kadar kısa bir zaman kaldığı hâlde nasıl bu kadar pozitif olabildiğini sordum. Düşüncelerini bana şöyle anlattı:
“Her gün uyandığımda 24 tane altın param olduğuna inanırım. Günün her saati için bir altın param vardır. Bu paraların bir kısmını yemek yemek, uyumak, ailemle vakit geçirmek ve günlük sorumluluklarımı yerine getirmek için kullanmalıyım.
Ben bu paraların bir kısmını kendi eğlencem ve başkalarına yardım etmek için kullanmayı seçtim. Eğer hayatımda bir şeyleri ertelediysem bir miktar param kalıyor; ancak bunları büyük bir titizlikle harcamalıyım. Her güne sadece 24 altınla başlayabiliyorum, fazla değil. Bu yüzden onları dikkatlice harcamalıyım.”
24 altın para hikâyesinin verdiği ders
Ne kadar değerli bir hayat dersidir bu! Çok telaşlı, koşturmacalı hayatlar yaşıyoruz. Gün içinde yapmamız gerekenler bitmiyor; bazen kendimize, sevdiklerimize ya da uzun zamandır aklımızda olan işlere ayıracağımız zamanı sürekli erteliyoruz. Oysa bir günün süresi sınırlı ve harcanan zaman geri gelmiyor. 24 altın para hikâyesi, zamanın değerini bilmek ve onu bilinçli kullanmak için akılda kalıcı bir hatırlatma sunuyor.
Zaman yönetimi, her saati işlerle doldurmak ya da kendimize hiç mola vermemek demek değildir. Önemli olan, gün içinde hangi şeylere öncelik verdiğimizi fark etmek ve zamanı değer verdiğimiz insanlara, sorumluluklarımıza ve amaçlarımıza göre kullanmaktır. Yemek, uyku, aileyle geçirilen vakit ve günlük işler de bu 24 saatin doğal parçalarıdır. Bunların yanında dinlenmeye, keyif aldığımız şeylere ve başkalarına destek olmaya da yer açabiliriz.
Dünyada doğru şeyleri yapmak için her zaman kendiliğinden “doğru bir zaman” çıkmayabilir. Bu yüzden yalnızca uygun koşulları bekleyerek ertelemek yerine, bugün elimizde olan zamanı nasıl değerlendirebileceğimizi düşünmeliyiz. Hem kendimiz hem de gelecek nesil çocuklarımız için gün içinde sahip olduğumuz altınları bilgece ve dikkatle harcamayı öğrenmek önemlidir.
Zamanı verimli kullanmak için küçük öneriler
Günlük zamanı doğru kullanma konusunda büyük değişiklikler yapmak zorunda değilsiniz. Küçük ama anlamlı seçimlerle başlayabilirsiniz:
- Yardıma ihtiyacı olan birine, isteğini dile getirmesini beklemeden destek olun.
- Yeni bir kitaba ya da aklınızdaki projeye bugün başlayın. İlk adımın küçük olması da yeterlidir.
- Kendinize veya ödevlerinize ayırdığınız zamana fazladan otuz dakika ekleyin.
- Ailenizle ve arkadaşlarınızla geçirdiğiniz zamanı, başka işlerin arasına sıkıştırmadan değerlendirin.
Bu öneriler, günün her anını kusursuz planlamak için değil; neye zaman ayırdığınızı daha bilinçli seçmek için. Zamanı verimli kullanma, bazen bir işi hemen başlatmak, bazen de önemli bulduğunuz insanlara dikkatinizi vermektir.
Günün sonunda kendinize sorun
Bir an durup şu sorular üzerinde düşünün:
- Dün sahip olduğunuz 24 altın parayı, yani zamanınızı, nasıl harcadınız? Peki bugün nasıl değerlendirdiniz?
- Ailenizle ya da arkadaşlarınızla, yalnızca bir gün için sahip olduğunuz 24 saati en iyi şekilde kullanma üzerine fikir alışverişinde bulundunuz mu?
- Ertelediğiniz hangi küçük adımı bugün atabilirsiniz?
Gününüzü değerlendirmek, kendinizi yargılamak için değil, yarın neyi farklı yapabileceğinizi görmek içindir. Her sabah yeni 24 altınla başlıyoruz; onları neye ayıracağımıza karar verme fırsatımız var.
Şunu hiçbir zaman unutmayın: Doğru şeyleri yapmak için doğru zamandasınız.
Kaynak: selfgrowth








