Çevremizde olup bitenler, başımızın üzerinde esen rüzgârlar gibidir. Aklımızın yelkenleri ise olayları yorumlama biçimimizdir. Aynı nehirde, aynı rüzgârı alan farklı gemiler başka yönlere ilerleyebilir. Farkı yaratan, rüzgârın hangi yönden estiğinden çok yelkenlerimizi nasıl tuttuğumuzdur.
Hayatta her olayı seçemeyiz; ancak karşılaştığımız olayları nasıl anlamlandıracağımızı ve onlara nasıl karşılık vereceğimizi çoğu zaman seçebiliriz. Bu nedenle olaylara tepki vermek, yalnızca o anki duygularla hareket etmekten ibaret değildir. Tepkimizi belirleyen, yaşananlara yüklediğimiz anlam ve ardından yaptığımız seçimdir.
Olayları yorumlama biçimimiz neden önemlidir?
Aynı durum, farklı kişilerde farklı düşünceler ve davranışlar doğurabilir. Bir aksilik karşısında biri bunu aşılmaz bir engel gibi görürken diğeri durup ne yapabileceğini düşünebilir. Olay değişmemiştir; değişen, ona bakış ve verilen karşılıktır.
Bu, her duruma olumlu bir anlam yüklemek ya da zor duyguları yok saymak gerektiği anlamına gelmez. Önemli olan, ilk düşüncemizin bizi hemen harekete geçirmesine izin vermeden önce durumu değerlendirebilmektir. “Şu an ne düşünüyorum?” ve “Bu düşünce beni nasıl bir davranışa yöneltiyor?” diye sormak, tepki ile seçim arasına küçük ama değerli bir düşünme alanı açar.
Düşünceler davranışları nasıl etkiler?
Düşüncelerimiz yalnızca zihnimizde kalmaz; sözlerimize, eylemlerimize ve zaman içinde tekrar ettiğimiz davranışlara yansır. Bu yüzden dikkatimizi düşüncelerimize vermek, nasıl bir tepki geliştireceğimizi fark etmenin ilk adımıdır. Bir düşünceyi fark etmek, onu mutlaka izlemek zorunda olmadığımızı da hatırlatır.
- Düşüncelerine dikkat et, söze dönüşür.
- Sözlerine dikkat et, eyleme dönüşür.
- Eylemlerine dikkat et, alışkanlık olur.
- Alışkanlıklarına dikkat et, kişiliğin olur.
- Kişiliğine dikkat et, kaderini biçimlendirir.
Bu sözler, bir düşünceden başlayıp yaşam yönüne uzanan bir zinciri anlatır. Söylediklerimiz yaptıklarımızı, tekrar ettiğimiz eylemler de alışkanlıklarımızı etkileyebilir. Dolayısıyla olaylara verilen tepkiler, yalnızca o anı değil, zaman içinde nasıl davranmayı seçtiğimizi de biçimlendirir.
Olaylara nasıl tepki verilir?
Bir olayla karşılaştığınızda, hemen yanıt vermek yerine önce ne olduğunu ve buna ilişkin hangi düşüncenin öne çıktığını fark edin. Ardından bu düşüncenin sizi hangi söze ya da eyleme götüreceğini değerlendirin. Bazen daha yapıcı bir karşılık seçmek, durumu bütünüyle değiştirmese bile kendi davranışınız üzerindeki kontrolünüzü korumanıza yardımcı olur.
Buradaki amaç her zaman kusursuz tepki vermek değildir. Önemli olan, alışıldık tepkilerimizi fark etmek ve başka bir seçim yapma imkânımız olduğunu hatırlamaktır. Küçük görünen bir tercih bile sözlerimizi ve sonraki adımlarımızı farklılaştırabilir.
Motivasyona güvenmek yerine yönünü seç
Motivasyon sigaradan çıkan dumana benzer: Onu görebilirsiniz ama tutamaz, cebinize koyamaz ve kontrol edemezsiniz. Hayatınızı kontrol altına almak istiyorsanız, işinizi motivasyon perisine bırakmak istemezsiniz.
Motivasyon her zaman aynı güçte olmayabilir. Bu nedenle, harekete geçmek için yalnızca istekli hissetmeyi beklemek yerine, seçtiğiniz yönü ve atabileceğiniz bir sonraki adımı hatırlayın. Olayları her zaman kontrol edemeyebilirsiniz; fakat onları yorumlama biçiminize ve vereceğiniz karşılığa dikkat ederek kendi davranışlarınızda daha bilinçli seçimler yapabilirsiniz.


0 yorum: