Basit işler için basit stratejiler
İnsanlar bir şeyleri halletmekte zorlandığında, bunun nedeni çoğu zaman stratejilerinin gereksiz ayrıntılarla dolu olmasıdır. Çok fazla adım ve içsel diyalog, yapılacak işe başlamadan önce bile insanın kendisiyle mücadele etmesine yol açar. Böyle olunca, göreceli olarak basit bir işi yaparken bile gereğinden fazla düşünce ve duygu devreye girer.
Karmaşık bir işle uğraşıyorsanız ayrıntılı bir strateji elbette işe yarayabilir. Fakat yapılacak şey basitse, ona yaklaşımınız da mümkün olduğunca basit olmalıdır. İşleri kolaylaştırma fikri, her işi baştan sona planlamak değil; gereksiz kararları ve adımları azaltarak harekete geçmeyi kolaylaştırmaktır.
İşleri kolaylaştırmak için tembelce plan yapın
Bunun nasıl yapılabileceğini anlamak için tembel insanlara bakmak yararlı olabilir. Tembel insanlar, yapmaları gerekenden fazlasını yapmaz; işleri kendileri için kolaylaştırırlar. Buradaki mesele hiçbir şey yapmamak değil, aynı sonuca ulaşmak için gereksiz yere daha çok uğraşmamaktır. Basit işleri kolayca yapma yaklaşımı, günlük hayatın küçük pürüzlerini önceden fark edip azaltmakla başlar.
Ben temel olarak oldukça tembel biriyim; bu yüzden basitliğin değerini anlıyorum ve birçok şeyi kolay yoldan yapıyorum. Gözlüklerimden birini bilgisayarımın üzerinde bırakıyorum. Böylece çalışmak için bilgisayarın başına oturduğumda, ‘Hay aksi, gözlüğümü unutmuşum,’ diyerek kalkıp onları aramak zorunda kalmıyorum. Herhangi bir eczaneden aldığım ucuz, on dolarlık bu gözlük beni günde 95 kere yerimden kalkmaktan kurtarıyor.
Saygın bir tembel insan tembellik etmek üzere plan yapar; hayat da böylece çok daha kolay olur. Bu örnekte çözüm karmaşık bir hatırlatma sistemi kurmak değil, sık karşılaşılan küçük sorunu ortadan kaldıracak bir düzen kurmaktır. Günlük işleri düzenli yapma da çoğu zaman böyle küçük, tekrar edilebilir kolaylıklarla mümkün olur.
“Ben organize biri değilim,” diye düşünebilirsiniz. Oysa bir şeyi hep aynı şekilde yapıyor ya da yapmıyorsanız, bir düzeniniz vardır; yalnızca bu düzen sizin işinize yaramıyor olabilir. Önemli olan kendinizi düzensiz diye etiketlemek değil, tekrar eden alışkanlığınızın nerede fazladan iş çıkardığını fark etmektir. İşleri daha kolay halletme yöntemleri ararken bu noktadan başlayabilirsiniz: Hangi şeyi sık sık unutuyor, arıyor ya da son ana bırakıyorsunuz?
Kendinize işe yarayan komutlar verin
Kafanızdaki plan çok karmaşıksa ve bir şeyi unuttuysanız, kendinize ‘Bundan sonra evden çıkmadan önce bunu anımsayacağım,’ demek yerine ‘Bunu anımsamalıydım,’ ya da ‘Bunu unutmamam gerekiyordu,’ diye çıkışabilirsiniz. Bu cümleler geçmişteki hataya odaklanır; bir sonraki sefer ne yapacağınızı ise açıkça söylemez. Böylece aynı işi kolaylaştıracak bir düzen kurmak yerine kendinizi suçlamakla kalırsınız.
Basitçe ifade etmek gerekirse: Eğer kendinize kötü komutlar verirseniz kötü şeyler olur. Buradaki “kötü komut”, bir şeyin doğru ya da ahlak dışı olmasıyla değil, nasıl ifade edildiğiyle ilgilidir. Birçok insan kendisine neyi yapmaması gerektiğini söyler; sonra da planladığı şey gerçekleşmeyince şaşırır.
Örneğin kendinize ‘Bu telefon numarasını unutmamalıydım,’ dediğinizde, cümleniz unutma düşüncesini tekrar öne çıkarır; oysa ihtiyacınız olan şey numarayı hatırlamanıza yardımcı olacak açık bir eylemdir. Bu yaklaşıma göre, kendinize yalnızca kaçınmak istediğiniz şeyi söylemek yerine ne yapacağınızı ifade etmek daha kullanışlıdır. Bu, geçmişteki bir hatayı eleştirmekten çok bir sonraki adımı belirlemeye yarar.
Bir restoranda yemek yerken neredeyse her seferinde bir anne ya da babanın, su bardağına uzanan çocuğuna ‘Sakın dökme!’ diye seslendiğini görürüm. Ardından su dökülüverir. Richard Bandler’ın bu metindeki yaklaşımında, cümlenin olumsuz kurulan kısmı dikkati istenmeyen sonuca yöneltir. Örnek, kendimize verdiğimiz komutları da daha açık ve işe yarar biçimde kurmayı düşünmemiz için bir hatırlatmadır.
Hatırlamayı kolaylaştıran küçük bir düzen kurun
Kendinize komut verirken bunu işe yarayacak biçimde yapın. Önemsiz görünen bir iş seçin: Anahtarı ya da çantanızı almayı hatırlamak gibi. Evden çıkarken gözünüzün önünde ve elinizin altında olması için onu nerede tutmanız gerektiğini düşünün. Ardından ‘Bunu sonra nerede kullanacağım?’ sorusunu sormayı alışkanlık hâline getirin.
Bu soru, eşyayı yalnızca şu an nerede olduğuna göre değil, bir sonraki ihtiyaç duyacağınız yere göre konumlandırmanıza yardımcı olur. Anahtarınızı çıkarken alacaksanız, onu o anda fark edeceğiniz bir yerde tutun. Böylece evden çıkmaya hazırlanırken tekrar tekrar aramak ya da kendinize hatırlatmaya çalışmak zorunda kalmazsınız. Bu tür küçük düzenlemeler, işleri halletmek için gereken zihinsel uğraşı azaltabilir.
Basit bir stratejiyi yerleştirmenin hızlı yolu şudur: Kendinizi bu işi yaparken görün, sonra içine adım atın; işte o anda o şeyi hemen yapın. Böylece bu, hızla bir alışkanlık hâline gelecektir. Önce yapılacak hareketi zihninizde canlandırın, ardından ertelemeden uygulayın. Amaç yeni ve karmaşık bir plan kurmak değil; basit bir işi, ihtiyaç duyduğunuz anda daha kolay yapabileceğiniz bir düzene dönüştürmektir.
İşleri kolaylaştırmak bazen tek bir eşyanın yerini değiştirmek, bazen de kendinize kurduğunuz cümleyi daha uygulanabilir hâle getirmektir. Sürekli aynı küçük sorunla karşılaşıyorsanız, kendinize yalnızca “Bunu neden yine unuttum?” diye sormayın. “Bir dahaki sefere bunu yapmamı ne kolaylaştırır?” diye de sorun. Ardından basit bir adım seçin ve hemen uygulayın.
Transformasyon
Richard Bandler
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız














