Images

Bolluğun Beş Geleneği

Bolluk içinde yaşamak, yalnızca daha fazlasına sahip olmak değil; enerjinizi, zamanınızı ve elinizdekileri nasıl kullandığınızla ilgili bir tutumdur. Bolluk bilincini günlük yaşama taşımanın beş yolu var: enerjinizi merkezlendirmek, yeni şeylere yer açmak, eylemlerinizi Evrensel Enerji anlayışıyla gözden geçirmek, bolluk tutumunu benimsemek ve geleni zarafetle kabul etmek. Bu fikirleri alışkanlığa dönüştürdüğünüzde, kendi bolluk geleneğinizi oluşturabilirsiniz.

1. Enerjinizi merkezlendirin.
2. Bir boşluk yaratın – Merlin’in Yasası.
3. Eylemlerinizi Evrensel Enerji anlayışıyla gözden geçirin.
4. Bolluk tutumunu benimseyin.
5. Zarafetle kabul etme sanatını uygulayın.

Images

Bugün Ne İçin Şükredelim? 13

Bugünün şükür sözleri, evrendeki sonsuz seçenekleri ve bolluk düşüncesini hatırlatıyor. Kendiniz ve aileniz için iyi olanı sevgiyle hayatınıza almaya odaklanın.

Bugün ne için şükredelim?

Evrenin sonsuz seçenek ve sınırsız bolluktan oluştuğunu biliyorum. Yaratılışım itibarıyla hayatta her şeyin en iyisini hak ediyorum. Sonsuz bolluk içinde benim ve ailemin ihtiyaçları fazlasıyla ve kolaylıkla karşılanır; ben de bunu sevgiyle hayatıma alırım.

Bolluk ve bereket için olumlama

Şimdi, kendim ve ailem için zenginlik ve refah içinde olmanın özgürlük ve güven duygusunu hissetmeyi seçiyorum.

Bu kısa olumlama; ihtiyaçların karşılanmasına, bolluğu kabul etmeye ve refahın hissettirdiği özgürlük ile güvene yönelir. Hayatta en iyisini hak ettiğine dair bu sözleri, bugün şükretmek istediğin şeyleri düşünürken okuyabilirsin.

Images

Bugün Ne İçin Şükredelim? 12: İçten Bir Şükür Duası

Bugün ne için şükredelim? Bazen bu sorunun cevabı büyük olaylarda değil, varoluşumuza, iç dünyamıza ve yanımızda olduğunu hissettiğimiz yaratıcıya yönelttiğimiz sade bir teşekkürde saklıdır. Bu yazıdaki şükür duası; yaratılışa duyulan sevgiyi, farkında olarak ya da olmadan taşınan inançlar için özür dilemeyi ve iyi dilekler için teşekkür etmeyi bir araya getiriyor.

Bugün Ne İçin Şükredelim?

İnsan, günün telaşı içinde sahip olduğu ya da kendisine sunulduğunu düşündüğü güzellikleri gözden kaçırabilir. Şükür, burada bir an durup bunları hatırlamaya ve içten bir teşekkür ifade etmeye davet ediyor. Bu dua, yalnızca istenenlerin gerçekleşmesi için değil; kişinin kendi iç dünyasına dönüp neye inandığını, bu inançların başkalarıyla ilişkisini nasıl etkileyebileceğini düşünmesi için de bir alan açıyor.

Yaratıcıya Şükür Etme ve İçten Dua

Duada öne çıkan ilk duygu sevgidir. Ardından, kişinin içinde fark ederek ya da etmeyerek oluşturduğu negatif inançlar için özür dilemesi gelir. Bu ifadeler, dua eden kişinin kendi düşünce ve kabullerini gözden geçirme niyetini yansıtır. Başkalarının hayatlarını etkileyebildiğini kabul etmek ise sözlerin ve inançların sorumluluğunu hatırlatan bir iç muhasebe olarak okunabilir.

Duadaki teşekkür bölümü de yaratıcıya duyulan yakınlığı ve güveni dile getirir. Yanında olduğuna inanılan yaratıcıya; bütünün hayrına olduğu düşünülen dileklerin kabulü ve emellere ulaşma yolundaki yardım için teşekkür edilir. Bu, duanın kişisel ve samimi sesini koruyan temel düşüncedir.

Bugünün şükür duası

Yüce Yaratıcım, ruhuma güvenip beni yarattığın için seni çok seviyorum. İçimde fark ederek ya da etmeyerek oluşturduğum tüm negatif inançlar için özür dilerim. Kabullendiğim tüm inançlarımla başkalarının hayatlarını da etkilediğim için lütfen beni affet. Yanımda olduğun, bütünün hayrına olan her dileğimi kabul ettiğin ve her emelimi gerçekleştirmemde yardımcı olduğun için teşekkür ederim.

Günlük Şükür Duasını Kendi İçinde Düşünmek

Bu metni okurken acele etmeden cümlelerin her birinde durabilirsiniz. Önce yaratılmış olmaya ve yaşamınıza dair sevgi ifadesini düşünün. Sonra, içinizde taşıdığınız ve çevreniz üzerindeki etkisini fark etmek istediğiniz inançlara yönelin. Duanın özür ve af dileme bölümü, bu düşüncelere daha dikkatli bakmaya yönelik bir niyet olarak ele alınabilir.

Son bölümde ise teşekkür etmek istediğiniz dilekleri ve emelleri kendi içinizde hatırlayabilirsiniz. Buradaki amaç, duanın sözlerini mekanik biçimde tekrarlamak değil; onların sizde uyandırdığı anlamı fark etmektir. Kimi zaman “Bugün ne için şükredelim?” sorusuna verilecek cevap, yalnızca bir teşekkür cümlesiyle başlar. Kimi zaman da kişinin inançlarını ve başkalarıyla kurduğu bağı yeniden düşünmesine vesile olur.

Bu nedenle günlük şükür duası, kısa bir metin olmasına rağmen sevgi, özür, bağışlanma dileği ve teşekkür ifadelerini aynı yerde buluşturur. Kendi iç sesinize uygun bir sakinlikle okuyabilir, sizin için anlam taşıyan cümleleri üzerinde düşünerek tamamlayabilirsiniz. Bugün şükür için ayıracağınız bu küçük an, duanın özündeki samimiyeti ve yaratıcıya yönelen teşekkür duygusunu hatırlamanıza yardımcı olabilir.

Images

Beyin İçin Besinler: Hafıza ve Konsantrasyonu Destekleyen Seçimler

Bazı besinler beynin çalışma biçimini etkileyebilir. Parlak zekâ, unutkanlık ya da güçlü hafızanın ardında yediklerimizin de payı vardır. Sınav öncesinde şekerli yiyeceklere yöneliyor, geç saatlere kadar çalışırken konsantrasyon toplamak için kahve mi içiyorsunuz? Bu seçimlerin yalnızca psikolojik olduğunu düşünenler olsa da beslenme ile zihinsel performans arasındaki ilişki uzun zamandır merak ediliyor. Beyin için besinler konusuna yakından bakarken, öğünlerin türü kadar miktar ve niteliğini de göz önünde bulundurmak gerekir.

Beyin ve beslenme arasındaki ilişki

Beyin, vücuttaki sinir iletilerinin hücreler arasında taşınmasını düzenleyen önemli bir yönetici gibidir. Bir orkestra şefi gibi çalışan beyin, bedensel, duygusal ve davranışsal mesajların ilgili hücrelere iletilmesinde rol oynar. Bu iletişimde sinirsel iletici adı verilen kimyasal maddeler görev alır. Beynin bu işlevlerini yerine getirebilmesi için besinlere ve enerjiye ihtiyacı vardır.

Besinlerin vücutta kullanılma biçimi karmaşık bir süreçtir. Beyne ulaşan maddelerin kontrol edilmesinde kan-beyin bariyeri olarak bilinen yapıların rolü bulunur. Bu nedenle beyin ve beslenme ilişkisini tek bir yiyeceğe indirgemek doğru olmaz. Yazıda aktarılan araştırmalarda, besinlerin türünün yanı sıra miktar ve kalitesinin de zihinsel performans ve davranışlarla ilişkili olabileceği vurgulanıyor.

Kahvaltı günün zihinsel temposunu destekler

Beyin performansı söz konusu olduğunda kahvaltı önemli öğünlerden biridir. Düzenli kahvaltı yapan kişilerin daha başarılı ve verimli olabildiği, kahvaltı alışkanlığı olmayanlarda ise konsantrasyon kaybının görülebildiği belirtiliyor. Yoğun bir güne yalnızca kahveyle başlamak uykuyu açabilir; ancak kahve tek başına vücuda gerekli enerji ve besin öğelerini sağlamaz. Yazıda ayrıca kahvenin bazı besinlerin vücutta kullanımını etkileyebileceği ve matematiksel ya da mantıksal beceriler üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor.

Kahvaltıda peynir, süt ve yumurta gibi protein içeren besinlere yer vermek, yalnızca şekerli çay ve simitten oluşan bir öğüne kıyasla daha iyi bir seçenek olarak sunuluyor. Buradaki temel nokta, güne tek bir yiyeceğe bel bağlayarak değil, farklı besin öğelerini içeren bir öğünle başlamaktır.

Beyin performansını artıran besinler

Kahvaltının yanı sıra günün diğer öğünlerinde tercih edilen yiyecekler de zihinsel çalışma açısından önem taşıyabilir. Proteinli gıdalarda bulunan tirozin adlı amino asit; hızlı düşünme, enerjik hissetme ve motivasyonla ilişkilendiriliyor. Karbonhidratlı besinler ise beynin enerji kaynağı olan glikozu sağlar. Vitamin ve mineraller de beynin normal gelişimi ve çalışması için gerekli besin öğeleri arasında yer alır.

Bu nedenle beyin performansını artıran besinler denildiğinde tek bir üründen söz etmek yerine protein, karbonhidrat, vitamin ve mineralleri içeren dengeli bir beslenme düzenini düşünmek gerekir. Balık, yeşil yapraklı sebzeler, lahanagiller ve tahıllar yazıda öne çıkarılan yiyecek gruplarıdır. Bu besinleri günlük öğünlere çeşitlilik sağlayacak şekilde dahil etmek, beyin ve beslenme ilişkisini daha bütünlüklü ele almaya yardımcı olur.

Hafızayı güçlendiren yiyecekler ve kolin

Unutkanlığı önleyen besinler arasında yeşil yapraklı sebzeler, soya fasulyesi, yumurta sarısı, lahanagiller ve özellikle karnabahar sayılıyor. Yazıda, hafızanın depolanmasıyla ilişkilendirilen kolin adlı maddeye de dikkat çekiliyor. Kolin açısından zengin besinlerin ve sakatatlarda bulunan lesitinin hafıza kaybı yaşayan kişiler üzerinde kullanıldığı, ardından düzelme kaydedildiği aktarılıyor.

Kolin, öğrenme yeteneği ve hafızayla ilişkilendirilen bir besin öğesidir. Kaynak metinde doğada en çok anne sütünde bulunduğu, anne sütünden sonra ise soya ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, karnabahar ve yumurta sarısının öne çıktığı belirtiliyor. Bebeklik döneminde yeterli kolin alınmasının beynin hafızayla ilgili bölümünün gelişimi açısından önemli olduğu da uzman görüşü olarak aktarılıyor; gelişmiş ülkelerde bebek mamalarına kolin eklendiği ifade ediliyor.

Yazıda Alzheimer ve unutkanlık arasındaki ilişkiye de değiniliyor. Bununla birlikte, unutkanlık tek başına bir hastalığın göstergesi olarak değerlendirilmemeli; beslenme önerileri de bir hastalığın tedavisi ya da önlenmesi garantisi olarak görülmemelidir. Unutkanlıkla ilgili endişe varsa profesyonel sağlık desteği almak önemlidir.

Beslenmenin yanında hareket ve zihin egzersizi

Hafızayı güçlendiren yiyecekler kadar günlük alışkanlıklar da önemlidir. Kaynak metin, sağlıklı beslenmenin yanı sıra sabah ve akşam 30'ar dakikalık yürüyüş yapmayı öneriyor. Ayrıca bulmaca çözmek gibi beyin jimnastiği etkinliklerinin dikkati geliştirmeye ve hafızayı desteklemeye yardımcı olabileceğini belirtiyor. Beslenme, hareket ve zihinsel egzersizi birlikte düşünmek, günlük yaşamda uygulanabilir bir yaklaşım sunar.

Özetle; protein, karbonhidrat, vitamin ve mineraller içeren çeşitli bir beslenme düzeni, düzenli kahvaltı ve aktif bir yaşam, zihinsel performansı desteklemeye yönelik temel başlıklardır. Beyin için besinler arasında tek bir mucizevi seçenek aramak yerine, öğünlerin genel niteliğine ve günlük alışkanlıklara birlikte dikkat etmek daha anlamlıdır.

Images

Kendime Engel Olamıyorum: Öz Disiplin ve Kişisel Gelişim

Yazar: Recep Şükrü APUHAN

Kendini tanımak ve engelleri aşmak

Başkalarıyla kurduğumuz ilişkiler ve onları tanıma isteğimiz, kendi içimizdeki kapıları da aralamamıza yardımcı olur. İnsanlarla tanışmanın önündeki engelleri kaldıralım; müdürün de işçisinden öğreneceği çok şey vardır. Duvarlara kapı açmaya çalışırken kapı duvar olmasın.

Descartes’in “Düşünüyorum, öyleyse varım” sözüne Arif Nihat Asya, “O yanlış” demiş ve eklemiş: “Düşünülüyorum, öyleyse varım.” İnsan, başkalarıyla kurduğu bağlar içinde kendini de tanımaya başlar.

Mızrağın ucundaki dikiş iğnesi

Elias Howe’un dikiş makinesindeki iğne deliğini rüyasında gördüğü anlatılır. Kendini bir amaca adayan insanın düşünceleri, uykusunda bile o amaca hizmet edebilir. Eserlerinin doğum sancısı rüyalarına kadar uzanmayanlara, rüyalarında yeni eserler gösterilmez.

“Artık bana karışma”

Her başarısızlık, başarıya doğru atılmış ilk adım olabilir. Yolumuzdaki aksilikler bize öğretmenlik eder. Bal arılara aittir; arılar acı çiçekleri tatlı bala dönüştürür. Karşılaştığı her yeni durumu olumsuzluk ve bezginlikle karşılayan içinizdeki sese, “Artık bana karışma” deyin ve yolunuza devam edin.

Tufan demek Nuh demektir.

Hedef, inanç ve kişisel gelişim

Fırsatlar hazır bulunanlar içindir

Fırsatlar, onlara hazır olanlar içindir. Fransız ihtilali, İtalyan asıllı Fransız millî kahramanı Napolyon için bir fırsattı; o da bu fırsata her yönüyle hazırdı. Bir Çin atasözü şöyle der: “Rotası olmayan geminin yelkenlerini dolduracak rüzgâr yoktur.”

Goethe, kendine engel olmayan insanlara güzel bir örnektir. Yeteneklerini sonuna kadar zorlayan bu insan; sanatta, bilimde, siyasette ve daha birçok alanda eserler vermeye çalışmıştır. Biz de yeteneklerimizi tanımalı, hedeflerimizi belirlemeli ve imkânlarımızı kullanarak işimizi hakkıyla yapmalıyız.

İstiyor muyuz, yoksa olmasa da olur mu?

Hayal kurmak, gerçekle bağını koparmadığı sürece işe yarar. Bir işi yapmak istiyorsak ona büyük bir aşkla inanmalıyız. “Ne yapalım, olmasa da olur” anlayışı, inanmamış gönüllerin sözüdür.

Kış, kendisini naza çeken bahardır. Her kavuşma bir ayrılıkla başlar; meşakkatin sonunda sevinç vardır. Korkmayalım, ümidimizi kaybetmeyelim. Dağına göre kar... Bir şeyi gerçekten istiyorsak, onun getireceği sıkıntılara da razıyız demektir. Gücümüzün dışında bir yük omuzlarımıza yüklenmez.

İdeallerine bağlı olmak

Gerçek hürriyeti “ideallerine esir olmak” diye tanımlayanlar kolayca kısıtlanamaz ve engellenemez. Hayatını hedeflerine adayan, ideallerinden ödün vermeyen insanlar başarıya ulaşabilir. Sultan Murad Han’ın oğullarına vasiyeti iki kelimeydi: “Attan inmeyesiniz.” Peşinden milyonları sürükleyen büyük düşünür Said Nursi ise geriye servet olarak bir cep saati bırakmıştır. İdeallerinin esaretinde yaşamayı bilenler, ideallerinde hürriyeti bulmuşlardır.

Fikirlerin ve eserlerin dönüştürücü gücü

1513 İtalya’sındaki siyasi ve iktisadi karışıklık, İtalyan vatansever Machiavelli’yi “Bu karışıklığı ancak büyük bir lider önleyebilir” düşüncesiyle Hükümdar adlı eserini yazmaya sevk etti. “Devletin menfaatleri uğrunda her şey mubahtır; devlet adamı hileye ve şiddete başvurabilir” gibi düşüncelere sahip Machiavelli, sonraki asırlarda lanetlense de amacına ulaştı.

“Nerede hürriyet yoksa orası benim vatanımdır.” Thomas Paine’in 1776’da Amerika’da yayımlanan Sağduyu adlı kitabı, Amerika’nın İngiliz sömürgesinden kurtulup bağımsız bir devlet hâline gelmesine katkıda bulundu.

Adam Smith, Milletlerin Zenginliği adlı eserini 1776’da yayımladı. Kitabında yoksullar üzerindeki ekonomik terörü eleştirdi ve toprak reformunu savundu. Onun görüşlerini dinleyen İngiliz iş insanları zengin oldu.

Henry David Thoreau, 1849’da bir dergide “Sivil İtaatsizlik” adlı denemesini yayımladı. Denemenin temel fikri şuydu: “Fertler devlet için değil, devlet fertler içindir.” Bu yüzden baskıya ve diktatörlüğü öngören ideolojilere karşı çıktı.

Harriet Beecher Stowe, Tom Amca’nın Kulübesi adlı eserinde köleliğin vahşetini ve saçmalığını, kölelerin ıstıraplarını etkili biçimde anlattı. Böylece kölelik aleyhindeki duygu ve düşünceler güçlendi.

Öz disiplin nasıl kazanılır?

Olumlu bir program ve açık ilkeler

Ayıdan dost olmaz... Dostlarımızı kendi cinsimizden ve akıllı olanlardan seçelim. Ahmak dostların bize kaybettirdiği zaman az değildir; ahmak dostu olanın ayrıca düşmana ihtiyacı yoktur.

Yaptığımız işlerden başarıyla ayrılmak istiyorsak kendimizi başarıya hazırlayalım. Başarıya programlanmış insan, hedefini yakalamak için gereken gayreti gösterir. İlkelerini belirleyen, onlarla yaşamayı bilen ve ilkeleriyle bütünleşen insanlar çevrelerini de kendi renkleriyle renklendirir. İlke sahibi insan doğruluktan ayrılmamalı; başkalarına saldırmayı kendine yol edinmemelidir. İlke sahibi olmak, büyük bir plan yapmak ve bu plana ısrarla uymaktır.

Peşin hükümden kaçınmak

Peşin hükümlü olmak hem bize hem ilişkilerimize zarar verir. Bir kişinin hoşlanmadığımız davranışına bakarak hemen hüküm vermek, belki de kazanacağımız bir dostluğu baştan baltalar. Bir işin ilk denemesi başarısız olduğunda da hemen vazgeçip yeteneğimizin körelmesine yol açabiliriz.

Kazanırken çevremizde bulunan dostların bir kısmı kaybederken ortadan kaybolur. Kendi işimizin başkaları tarafından bizim istediğimiz gibi yapılmasını beklemek saflık olur. Önemli olan kaybetmemek; kaybettiğimizi tek başımıza arayacak gücü kendimizde bulabilmektir.

Bilgi, ölçü ve denge

Başladığımız işi bilgili biçimde yaparsak tamamlayabiliriz. Bilgisizce, körü körüne girişilen bir işten hayır beklenmez. Bunun için kitap okumalı, bilgi dağarcığımızı genişletmeliyiz. Başkalarına karşı tavırlarımızda da ölçülü davranmalıyız. Nerede başlayıp nerede duracağını bilmek bir fazilettir. Ya kendimizi kontrol altına alacağız ya da kontrolümüzün başkasına geçmesine izin vereceğiz. Sizce hangisi daha onurlu?

Hesabını bilen, dengeli yaşamayı da bilir. Gelir ve giderimiz dengeli olmalıdır: Ya gelirimiz kadar harcamalı ya da harcadığımız kadar gelir elde etmek için çalışmalıyız. Bu dengeyi kuramayan insanların çoğunlukta olduğu bir ülkenin durumunu düşünebiliyor musunuz?

Haklarımızı savunmak ve uzlaşmak

Yaşantımızda problemlerle, iş hayatımızda rakiplerle karşılaşabiliriz. Kendi gücümüzü kullanırken karşı kuvvetleri de lehimize çevirmek için uzlaşma yoluna gidebiliriz. Tedbir bir uzlaşma yöntemidir, zafiyet değildir. Uzlaşmak teslim olmak anlamına gelmez; aslında kendimizi savunmanın yollarından biridir. Bunu yapmak hakkımızdır.

Kendini yönetme ve alışkanlıkları değiştirme

İç dilimiz ve hedeflerimiz

İç dilimiz ne kadar güzelse dış görünüşümüz de o kadar iyi olur. Jestlerimiz, mimiklerimiz, bakışlarımız, yürüyüşümüz ve davranışlarımız iç dilimizi yansıtır. Hayattan ne istediğimize de iç dilimiz karar verir.

Kapasitemiz nedir? Ulaşmak istediğimiz hedef, kapasitemizi belirler. Hedefimize ne kadar güçlü biçimde ulaşmak istiyorsak kapasitemizin sınırları da o kadar genişler. Yaptığımız işlerin sonuçları, ne kadar inançlı olduğumuzu gösterir. Güçlü bir inanç basit bir neticeyle son bulmaz. Herkes inandığı gibi yaşamalıdır; bu, örnek bir yaşam biçimidir.

Kötü alışkanlıklardan kurtulmak

Kökünden sökülmeyen her bitki yeniden yeşerir. Hemen hemen her insanın kötü bir alışkanlığı vardır. Kötü alışkanlıklardan kurtulmak istiyorsak onu içimizden tamamen söküp atmalıyız. Geçici çözümler hiçbir zaman sonuç vermez.

Gerçek mutluluk, insanın kendi üzerine düşen görevleri eksiksiz yerine getirmesiyle olur. İnançları doğrultusunda yaşayan insan kendisini rahat ve huzurlu hissedebilir. Böyle yaşamadığı hâlde mutlu olduğunu sananlar ise vurdumduymaz insanlardır.

Eleştiriye açık olmak ve gözlem yapmak

İnsanlar kendi eserlerinde yanlış bulmak istemez. Oysa eleştirilmek isteyen kişi başarıya doğru ilk adımı atmış demektir. Bundan da önemlisi, kişinin kendisini eleştirebilmesidir. Eleştiri istemeyen insanın en büyük engeli kendisidir.

Bir konuda başarılı olmak istiyorsak, o konuda başarılı olmuş insanları gözlemleyelim. Bu yöntem kendi doğrularımızı ve yanlışlarımızı görmemize de yardım eder.

Zamanı iyi kullanmak

“Hayata yeniden başlasaydım saniyelerin nabzını tutardım” diyor Dostoyevski. Yahya İbn-i Hubeyse de zaman için şöyle der: “Korunması için gayret göstermen gereken en değerli varlığın zamandır. Fakat görüyorum ki en kolay kaybettiğin şey de odur.” Zamanımızı herkes parça parça alabilir ama hiç kimse geri veremez. Onun için zamana karşı kıskanç olmalıyız.

Madem ölüm var, zamanımız kısıtlı demektir. Ölüm gelmeden hayatı iyi kullanmalıyız. Ölümden sonraki hayatımızın iyi olmasını istiyorsak ölümden öncesini iyi değerlendirmeli, insan olmanın hakkını vermeliyiz.

Zihni geliştirmek, iletişim kurmak ve olgunlaşmak

Düşüncenin yeniden yapılandırılması

“Bir adama kırk gün deli derseniz deli olur.” Edison da sınıfında geri zekâlı diye bilinirdi; annesinin onu samimiyetle savunması, Edison’un yüzyılın en büyük mucidi olmasına giden yolda önemliydi.

Hayallerinizde engeller olmasın. Bazen “Korktuğum başıma geldi” deriz. Oysa başımıza gelen belanın iç şartlarını kendimiz hazırlamış ve onu mıknatıs gibi çekmiş olabiliriz. Bazı insanlar belirli işlerde kabiliyetsiz olduklarını düşünür. Bu, zihnimizdeki olumsuz resmimizdir. O resmi kaldırıp yerine olumlu bir resim koymalıyız.

Her şeyi mümkün gören ve mümkün olanı gerçekleştirebileceğine inanan insan, o mümkünü fetheder. Odasındaki Osmanlı Devleti haritasını “Ufkumu daraltıyor” diyerek kaldırıp yerine dünya haritası asan düşünce ve eylem adamının sınırlarını belirlemek güçtür.

Dinlenmek ve yeni fikirler

Zihninizi geliştirmek istiyorsanız sabırlı davranmalı, onu dinlendirmeyi bilmelisiniz. Bilinçaltımız, bilincimiz dinlenirken de düşünmeye ve çözüm bulmaya devam edebilir. Bu, zihni dinlendirmenin anlamını başka bir açıdan görmemizi sağlar.

Aklımıza gelen birçok fikir, hiç beklemediğimiz bir anda belirir. Mozart, Haydn, James Watt ve Walter Scott gibi pek çok insan eserlerini üzerinde çalışmadıkları anlarda meydana getirmiştir. Kendimizi gevşetmek ve dinlendirmek elzemdir. Uyurken vücudun enerjisinin dörtte birinin beyne gittiği, yeni düşüncelerin doğmasını sağlıyor olabilir.

İletişim ve kendini yönetme

İnsanlarla iletişimde ne kadar başarılıysak kendimizi yönetmede de o kadar başarılıyız demektir. İletişime hâkim olduğumuzda başkalarının olumsuz müdahalelerini azaltabiliriz. İletişimde aldığımız mesafe, ne olacağımızı bize gösterir.

Sözlü iletişimde ses tonumuz, konuşma tarzımız ve kelimelere yaptığımız vurgular önemlidir. Bazıları bir fıkra anlatıp insanları ağlatabilir. Sözlü iletişimde yapılan hataların bedeli bazen ağır olur.

Birisi, bir şirkette genel müdür olan kardeşini ziyarete gitmiş. Bir odada sohbet ederlerken kendisine doğru gelen ziyaretçilere kardeşini gösterip “Genel müdür o” diyormuş. Bunun sebebi, kendisinin kardeşinden daha şık giyinmesiymiş. Evet, iletişimde imaj da bazen çok şey anlatır.

İletişimde gözlerin de önemi büyüktür. Bazen gözler çok şey anlatır. Cem Karaca, Fethullah Gülen Hoca Efendi ile tanışmasını en az dört televizyon kanalında anlatırken aynı etkilenişin sözlerini kullanmıştır: “Gözlerimin içine bakıyordu.”

John Powys, “Anlaşılma arzusu sevilme arzusu kadar şiddetlidir” der. Her şeyden önemlisi ilişkilerde samimi olmaktır. Samimiyet davranışlarımıza istikrar kazandırır; bizi beklenmedik tepkiler veren, çekinilecek bir insan olmaktan korur.

Sizi kim yönetiyor?

Kendi dışınızdaki herkesi ve her şeyi kontrol edebilmeniz, önce kendinizi yönetmenizle mümkündür. Korku içinde kaçan insan güçsüzdür. Kovalayan insan ise koştukça güçlenir ve kaçanı yakalar. Kendini yönetmeyen insan kaçan, kendini yöneten insan kovalayan gibidir: Kararlı ve sakindir.

Herkesin içinde bir arslan vardır. Önemli olan ona emir verebilmektir. Emir vermek için güçlü, emri uygulamak için disiplinli olmak gerekir. İçimizdeki arslanı arslan gibi yönetmeye başladığımızda çok şey değişir.

Eleştiri ve övgü karşısında sakin kalmak

Gümüş mangalın maşasını soranlara aldırmayın. Her insan eleştiriye maruz kalabilir. Önemli olan eleştiriler karşısında sakin kalabilmektir. Dikkatle ayıklayıp işe yarar olanları alalım, diğerlerini bir kenara bırakalım. Böyle yaparsak eleştiriler yüzümüze çarptığında afallamayız.

Son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurur: “Çok övgü dinlemekten sakının. Zira çok övgü boğazlamaktır.” Övgülerin etkisiyle alınan kararlar sağlıklı olmayabilir. Yaptığımız işler için övgüler alıyorsak daha yapacak çok şey olduğunu düşünüp sakin kalalım; bize yardımcı olanları da unutmayalım.

İnanç, hareket ve insanın gücü

Sanat, bilim ve hayal gücü

Federico Fellini, çağdaş sinemanın önde gelen ustalarındandır. Yanında çalışanlardan azami ölçüde faydalanır; kendisini onlara sevdirdiği için onları istediği gibi çalıştırır. Çalışanlarına gösterdiği ilgi, sevilen bir yönetmen olmasına katkı sağlar.

Jules Verne, insanların henüz radyoyu bile düşünmediği bir zamanda televizyonu hayal etmiş ve ondan “fono-telefoto” diye söz etmiştir. Kuzey Kutbu’ndan uçakla dönen Amiral Byrd ve denizaltının babası Simon Lake için de Jules Verne ilk ışık olmuştur.

Büyük güce katılmak

Dünyamız ve insanla ilgili milyarlarca şaşırtıcı, düşündürücü olay vardır. Kâinattaki güzellik ve düzen büyük bir gücün eseridir. Bu büyük güçle irtibat kurmak, ondan faydalanmanın yoludur. Bu irtibat, O’na ibadet etmektir. Büyük güçle en estetik kucaklaşma şekli namazdır.

Allah (c.c.) şöyle buyurur: “İnsan benim sırrımdır. İnsanın mahiyeti bendedir. Kendisini bensiz bilemez.” İnsanın Allah’ı (c.c.) bilme yolunda göstereceği her çaba, eksiksiz olma yolunda atacağı bir adımdır. Allah’ı (c.c.) bilen ve O’nunla beraber olan, sınırlarının en uç noktalarına doğru cesaretle yürür.

İnsanın gücü olgunluğundadır. İnsan olgunluk noktasına akan kuvvetlerinin önünü kesmezse kâinat gibi güçlü, düzenli ve güzel olur. Kâinatın en “özenli” yaratığı insandır; kâinat insanın emrine verilmiştir. İnsan, kendisindeki gücü “Allah’ı bilme” şuuru ile kullanırsa insanlığın maddi gelişimi artar ve insanlık bu gelişmeden kendisini koruyabilir.

Kime gidiyorsanız onunla gidiyorsunuz

Kâinat bir düzene tabidir ve bu düzenin sahibi büyük bir güç vardır. Kâinattaki her şey insanın hizmetine sunulmuş bir dekor ve aksesuardır. İnsanın da bu dekor içinde bir yeri vardır. Bu yeri, yani duruşunu, kâinat sahibinin istediği şekilde ayarlamalıdır. Mesela namazda ihmalkârlık, kâinat dekorunu yok saymak ve o büyük güce saygısızlık etmek demektir. Kâinatta çizdiğimiz yolda Allah’ın onayladığı şekilde ilerlemek gerekir. Unutmayalım: Kime gidiyorsak, onunla gidiyoruz demektir.

Kudsi bir hadiste Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur: “Allah (c.c.) şöyle buyurdu: ‘Cenneti umana Cenneti, Cehennemi umana Cehennemi veririm.’” Cennete yolculuğun şartı, Cenneti umarak sürekli teşebbüs hâlinde olmaktır. “Ne yaparsam Cehenneme girerim?” diye düşünmekten çok, “Ne yaparsam Cennete girerim?” sorusu bize hâkim olmalıdır. Bunun için Allah (c.c.) ile irtibatımız kuvvetli olmalıdır.

Images

Telkinler

Bilerek ya da bilmeyerek alt ve üst bilincimde oluşturduğum tüm gereksiz ve negatif düşünce kalıplarımı iptal ediyorum. Bunların yerini sevgiyle dolduruyorum.
-
Ben evrenin sonsuz bolluk ve bereketiyle doluyum, sonsuz bolluk ve bereketimi tüm çevreme ve ihtiyacı olanlara kolaylıkla yayıyorum.
-
Ben bu gün sevgiyle doluyum, sevgiyi tüm çevreme ve ihtiyacı olanlara kolaylıkla yayıyorum.
-
İşime kolayca odaklanıyorum ve verimli çalışıyorum.
-
Kendimi her zaman ve her yerde özgürce ifade ediyorum.
-
Ben daima; en doğru kişiye, en uygun anda, en doğru sözcüklerle, davranışlarla ve sevgiyle kendimi ifade edebilmeyi seçiyorum.
-
Bu gün ve her gün sağlığım durmadan daha iyiye gidiyor.
-
Bu gün kendimi sevgiyle ifade etmeyi seçiyorum...
-
Evrenin sonsuz bolluk ve bereketi içindeyim...
-
Ben kendimi tam olduğum gibi seviyor ve kabul ediyorum.
-
Farkında olarak ya da olmayarak kendimde yarattığım tüm engellemeleri iptal ediyorum. Yolumun Tanrısal ışık ve sevgiyle açılmasını talep ediyorum.
-
Zihnim ve bedenim kusursuz bir dengede. Sağlıklı ve uyumluyum.
-
Geçmişi affediyorum ve serbest bırakıyorum yağmurlu bir günden içinizi ısıtacak güzel olumlamalar hadi okuyun ve hayatınıza geçirin, sevgiyle kalın

Images

Hayaller

Hayaller, nasıl bir yaşam istediğimizi ve kendimiz için neleri seçtiğimizi hatırlatır. Ben de ailem, çocuklarım, yaşamak istediğim ev, işim ve kurmak istediğim ilişkilerle ilgili dileklerimi bir hayal listesi hâlinde yazıyorum. Bu liste, benim için önem taşıyan istekleri açıkça ifade etmenin bir yolu.

Ailem ve çocuklarım için hayallerim

Sağlıklı, bolluk ve bereket içinde, huzurlu ve mutlu bir aile ortamına sahip olmak istiyorum; daha iyisini seçiyorum. Ailemle birlikte sağlık ve mutluluk içinde yaşayabileceğimiz bir düzen benim için değerli.

Çocuklarımın hayatta başarılı ve mutlu olmalarını diliyorum. Derslerinde ve sınavlarında başarılı olmalarını, vatana millete hayırlı evlatlar olarak yetişmelerini istiyorum. Sosyal yönlerinin güçlü olmasını, kendi ayakları üzerinde durabilmelerini ve ikili ilişkilerinde başarılı olmalarını önemsiyorum. Hayata atıldıklarında sevdikleri meslekte çalışmalarını, bolluk ve bereket içinde yaşamlarını sürdürmelerini istiyorum.

Kızımın ve oğlumun doktorluğu ya da daha iyisini kazanmalarını seçiyorum. Bu dilek, çocuklarım için kurduğum hayallerin bir parçası; onların mutlu ve başarılı olacakları bir gelecek benim için asıl değer taşıyan şey.

Yaşamak istediğim evler

Şehirdeki daire

Geniş, en az 140 m² büyüklüğünde ve geniş balkonlu, şehir manzaralı bir daire sahibi olmak istiyorum. Ara katta, ulaşımı kolay, önü açık ve iyi komşuluk ilişkilerinin bulunduğu bir site içinde olmasını diliyorum. Yasemin Park veya Kükürtlü civarında olmasını ya da daha iyi bir yerde bulunmasını seçiyorum.

Bahçeli villa

Meyve bahçesi ve havuzu olan, deniz ve orman manzaralı, huzur veren bir ortamda üç katlı bir villa da hayallerim arasında. Bademli veya Güzelyalı civarında olmasını ya da daha iyi bir yerde bulunmasını seçiyorum. Bu iki ev isteği, nasıl bir yaşam alanı arzuladığımı anlatan hayallerimin parçaları.

İş, özgürlük ve maddi imkânlar

Lüks ve prestijli bir araba sahibi olmak istiyorum. BMW, Audi veya daha iyilerine sahip olmayı seçiyorum.

Yeni insanlarla tanışmamı sağlayacak, daha fazla kazanç ve özgürlük sunacak bir iş ya da ortam istiyorum. Dünyayı gezmeme imkân tanıyacak maddi güce ve zamana sahip olmayı diliyorum. Her istediğime yetecek olandan daha fazla param olmasını istiyorum.

2010 yılında yarbay olmayı, haftada en az 5.000 dolar kazanmayı ve banka hesabımda en az 1.223.437 TL bulunmasını ya da daha iyisini seçiyorum. Bu rakamlar ve hedefler, hayallerimi somut biçimde ifade ettiğim listenin içinde yer alıyor.

Yeni insanlarla tanışmak

Kültürlü, sıcakkanlı ve dost olabileceğim; bana maddi ve manevi yönden katkı sağlayacak yeni insanlarla ve gruplarla tanışmak istiyorum. Kulüp üyelikleri aracılığıyla ya da daha iyi insan ve grupların arasında yer almayı seçiyorum.

Hayaller ve hedefler, benim için ne istediğimi hatırlatan kişisel bir listenin başlıkları. Aile mutluluğundan mesleki imkânlara, ev seçiminden yeni dostluklara kadar bu dilekleri yazıya dökmek, hayallerini gerçekleştirmek isteyen birinin önce kendi isteklerini tanımasına yardımcı olabilir. Benim hayallerini gerçekleştirme isteğim de burada sıraladığım yaşam beklentilerimi açıkça ifade etmekle başlıyor: ailem için mutluluk, kendim için özgürlük ve geleceğe dair daha iyi seçenekler.