Images

İsteklerimizin Olma Şeklini Kontrol Etmeye Çalışmak – Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı

Yaşamımızda yeni bir şeyler isteriz; fakat bunun için farklı bir adım atmak yerine çoğu zaman her gün yaptıklarımızı sürdürürüz. Aynı rutin ve tercihler devam ederken hayatımızda bambaşka bir sonucun ortaya çıkmasını beklemek, değişimin nasıl gerçekleşeceğini gözden kaçırmak olabilir. Yeni bir olasılığa yer açmak istiyorsak önce mevcut alışkanlıklarımızı ve beklentilerimizi fark etmemiz gerekir.

Bilinçli yaratma yaklaşımında önemli noktalardan biri, yalnızca ne istediğimize değil, isteğimizin nasıl gerçekleşmesi gerektiğine dair ne kadar katı olduğumuza da bakmaktır. Bir sonuç hayal eder, ardından onun belirli bir biçimde ve belirli bir sırayla ortaya çıkmasını bekleriz. Olaylar bu plana uymadığında ise yanlış yolda olduğumuzu ya da isteğimizin gerçekleşmeyeceğini düşünebiliriz. Böylece henüz anlamını bilmediğimiz bir gelişmeyi, daha baştan engel gibi yorumlarız.

Images

İstek ve Arzularımıza Sahip Olmanın Önündeki Engelleri Temizlemek

İstek ve arzularımıza sahip olmanın önündeki engellerden biri, istediğimiz şeye ulaşma sürecinde karşılaşacağımızı düşündüğümüz zorluklardır. Yapmamız gerektiğine inandığımız şeyleri gözümüzde büyütebilir, daha başlamadan bazı adımlardan kaçınabiliriz. Oysa kaçındığımız şeyler çoğu zaman sandığımız kadar kötü olmayabilir. Bu düşünceleri fark etmek, bilinçli yaratma yaklaşımında ilk adımlardan biridir: İsteği yalnızca düşünmek yerine, ona yaklaşmamızı zorlaştıran bakış açılarını da sorgulamak.

İsteklerimize ulaşmamızı engelleyen düşünceleri sorgulamak

Bir düşünceyi sorgulamak, onu hemen doğru ya da yanlış ilan etmek anlamına gelmez. Önce, istediğimiz şeye sahip olmanın bizim için ne ifade ettiğine ve bu yolda hangi adımı atmaktan kaçındığımıza bakabiliriz. Bu sorular, zihnimizde kesinleşmiş gibi duran kabulleri görünür kılar; ardından neyi seçebileceğimizi daha açık değerlendirmemize yardımcı olur.

Images

Bilinçli Yaratma İçin Güçlü Yaratım Soruları

Güçlü Sorular

Bilinçli yaratma, yaşamımıza dair seçimlerimizi ve kendimizle ilgili düşüncelerimizi fark ederek yeni olasılıklara alan açma yaklaşımıdır. Bunun için her zaman hemen bir cevap bulmak gerekmez. Bazen doğru soruyu kendimize yöneltmek, alışılmış bakışımızın dışına çıkmamıza ve önümüzdeki seçenekleri yeniden görmemize yardımcı olur.

Aşağıdaki yaratım sorularını günlük yaşamınızda kendinize sorabilir, ardından bu soruların sizde uyandırdığı düşünceleri ve hisleri gözlemleyebilirsiniz. Amaç, kendinizi belirli bir cevaba zorlamak değil; dikkatinizi farklı olasılıklara çevirmektir. Soruların yarattığı enerjiyi takip etmek de burada, sizde nasıl bir his ve açıklık oluşturduklarına bakmak anlamına gelir.

Images

Mücadele Ederek Elde Etmek

Yaşamımızda yaptığımız şeylerden biri, bir şeyi olmak, yapmak veya sahip olmak ve bunların nasıl olması gerektiğiyle ilgili şablon ve tanımlara sahip olmak ve onlardan işlevsel olmaktır.

Olmak veya sahip olmak istediğimiz şeyle aramızdaki en büyük engel, çoğunlukla o şeyle ve onun elde edilmesiyle ilgili tanımlarımız ve nasıl elde edileceğiyle ilgili şablonlarımızdır.









Değersizlik inancına sahip olan insanlar, fiziksel olarak kendilerini değerli yapacak şeyleri elde etme peşinde koşarlar. Çoğunlukla o şeyi zor elde etmenin, onu değerli yapacağını düşünürler.

İnsanlar, değerleri önce nesneler üreterek, sonra bu nesnelerle aralarına mesafe koyarak, sonra da bu mesafeyi aşmak için çaba göstererek yaratırlar. Maddi dünyada değerler, insanların nesnelerle aralarındaki mesafeye göre belirlenir.

Images

Yapabilen Olmayı Seçmek

Geçenlerde, bir grupla yaratım hakkında konuşurken, katılımcılardan biri bana, “Hayatın gerçekleri var. Benim gelirim belli ve bu nedenle de ömür boyu istediğim milyon liralık villaya ve lüks arabaya sahip olamam.” dedi.

Bu düşünceyi o kadar güzel sahiplenmiş ve o kadar güzel savunuyordu ki, ona farklı alternatifler gösterip her “yapabilirsin, olabilirsin” dediğimde, o, benim sunduğum şeylerin yanlış olduğunu ve onları nasıl yapamayacağını bana ispat etmek için yeni mazeretler öne sürüyordu.

İnançlar ve yaratım

En sonunda ona şunu söyledim:

“Bir dakika, ben sana yapabilme ve olabilme yollarını göstermeye çalıştıkça sen onları çürütmeye çalışıyorsun.

İstediğin şey nedir? Sahip olmak mı? Yoksa nasıl sahip olamadığının hikâyesi mi?

Bu düşüncelere sahip olmak, hayatında ne yaratır? Bu, bir şey yapamadığın ve yaratamadığın durumu yaratır. Yaratmak istediğin şey bu mu?

Neden enerjini bu düşünceyi kendine inandırmak için harcıyorsun ki?

Enerjini nasıl yaratabileceğin üzerine yoğunlaştırırsan ne yaratırsın? Kendine nasıl yaratabileceğini anlatsan kim olurdun?”

Images

Anahtar da Biziz, Kilit de Biziz – Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı

Herkesin bilinçaltındaki kendine özeldir. Yüzeyde görünen şeyler çoğunlukla gerçeğin tamamını anlatmaz. Bir durum karşısında verdiğimiz mantıklı açıklama, bizi rahatsız eden konunun nedenini her zaman ortaya koymayabilir. Bazen davranışlarımızı etkileyen düşünceyi fark edemediğimiz için aynı yerde takılı kalırız.

Bilinçli Yaratma Sanatı kitabının bu bölümünde dikkat çekilen nokta da budur: Yaşadığımız bir durumu anlamak için yalnızca görünen olaya değil, ona yüklediğimiz anlama da bakmak gerekir. Bilinçli yanımız bir cevap bulabilir; ancak içimizdeki düşüncenin neyle bağlantılı olduğunu görmediğimizde, bu cevap sorunu çözmeye yetmeyebilir. Bilinçli yaratma, bu bakışta, kendi tepkilerimizi ve seçimlerimizi fark etmeye açılan bir kapı hâline gelir.

Images

Bedel Biçmek

Bedel biçmek ve sahip olma düşüncesi

Yaşamımızda yaptığımız şeylerden biri de bir şeyler yaratmayı ya da bir şeylere sahip olmayı bir bedele veya paraya bağlı kılmaktır. Bir şeyin karşılığında ödeme yaptığımızda, ona sahip olma hakkını daha kolay savunuruz. Hatta bazen, o şeye sahip olmanın bizi de daha değerli kılacağını düşünürüz. Bedelini ödediğimiz şey, böylece yalnızca elimizdeki bir nesne olmaktan çıkar; dünyadaki konumumuzu da anlatan bir işarete dönüşebilir.

Bedelini ödeyerek aldığınız bir şey üzerinde hak sahibi olduğunuzu iddia etmek kolaydır. Ödeme, “Bu benim” deme ve sahiplenme hissi yaratır. Bunun olumlu bir yanı vardır: Bir şeye emek veya para verdiğimizde onunla bağ kurabilir, onu korumak isteyebiliriz. Fakat bu bağ, sahip olduğumuz şeyin bizim değerimizi belirlediği düşüncesine dönüştüğünde başka bir hâl alır. O zaman bedel yalnızca alışverişin karşılığı değil, kendimizi ve yerimizi kanıtlama aracıdır.