kendimizi tanımak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Images

Ego nedir ve egonuzu nasıl yenebilirsiniz?

https://drive.google.com/open?id=1aWOJYsKbrusBAoV5xBfii50KHNVG75O5

Ego nedir? “Ben” dediğimiz düşünceler

Ego ile ilgili sık kullanılan tanımlarla işe başlayalım. “Ego sizin düşmanınızdır”, “Egosuz olmak hayatın en üst mertebesidir”, “Sakın egonuzu dinlemeyin” ya da “Egomdan nefret ediyorum” gibi cümlelere sıkça rastlarız. Peki ego iyi midir kötü müdür? Belki de bu yargılara, kelimenin ne anlattığını düşünerek yeniden bakabiliriz.

  • Ego sizin düşmanınızdır.
  • Egosuz olmak hayatın en üst mertebesidir.
  • Sakın egonuzu dinlemeyin.
  • Ego kötüdür.
  • Egosu ile hareket edeni kimse sevmez.
  • Egomdan nefret ediyorum.

“Ego” Latincede “ben” anlamına gelir. Şimdi küçük bir kelime oyunu yapalım ve bu cümlelerde ego yerine ben diyelim:

Images

Herkesin Bakmadığı Yönden Bak Dünyaya

İki köpeğin anlattığı iyilik ve kötülük hikayesi

Yaşlı adam, kulübesinin önünde torunuyla oturmuş, az ileride boğuşan iki köpeği izliyordu. Köpeklerden biri beyaz, diğeri siyahtı. On iki yaşındaki çocuk, kendini bildi bileli dedesinin kulübesi önünde bu iki köpeğin boğuştuğunu görüyordu.

Dedesinin yanından ayırmadığı iri köpekleri merak ediyordu. Kulübeyi korumak için biri yeterli görünürken neden iki köpek vardı? Üstelik renklerinin neden siyah ve beyaz olduğunu da anlamak istiyordu. Sonunda merakını dedesine sordu.

Yaşlı reis, bilgece bir gülümsemeyle torununun sırtını sıvazladı. “Onlar benim iki simgemdir evlat,” dedi.

“Neyin simgesi?” diye sordu çocuk.

“İyilik ve kötülüğün simgesi. Şu gördüğün köpekler gibi, iyilik ve kötülük de içimizde sürekli mücadele eder durur. Onları seyrettikçe hep bunu düşünürüm. Onun için yanımda tutarım onları.”

Çocuk, mücadele varsa kazananın da olması gerektiğini düşündü. Her çocuğa özgü bitmeyen sorularına bir yenisini ekledi: “Peki, sence hangisi kazanır bu mücadeleyi?”

Bilge reis derin bir gülümsemeyle torununa baktı: “Hangisi mi evlat? Ben hangisini daha iyi beslersem o!”

İyilik ve kötülük mücadelesinde seçimlerimizin payı

Bu kısa iyilik ve kötülük hikayesi, insanın içinde karşı karşıya gelen iki yönü sade bir benzetmeyle anlatır. Hikâyedeki köpekler yalnızca iyiliği ve kötülüğü temsil etmez; aynı zamanda dikkatimizi, zamanımızı ve emeğimizi hangi düşünce ve davranışlara verdiğimizi de hatırlatır. Bir yönü beslemek, ona günlük yaşamımızda daha fazla yer açmak anlamına gelir.

Bu, insanın her zaman kolayca seçim yapabileceği ya da tüm koşulları kontrol edebileceği anlamına gelmez. Hayatın önümüze çıkardığı engeller vardır. Yine de kendi tutumlarımızı ve tekrar eden tepkilerimizi fark etmek, nasıl ilerleyeceğimizi değerlendirmemize yardımcı olabilir. Bazen dünyaya herkesin baktığı yerden değil, kendi davranışlarımızın sonuçlarına bakarak yaklaşmak gerekir.

Kişisel farkındalık ve davranış kalıplarını tanımak

Kişisel farkındalık, içimizde neler olup bittiğine ve davranışlarımızın hangi alışkanlıklarla şekillendiğine dikkat etmeyi içerir. Bir durum karşısında nasıl tepki verdiğimizi, hangi düşüncelerin bizi desteklediğini ve hangilerinin yolumuzu zorlaştırdığını gözlemlemek, kendimizi daha iyi tanımamıza imkân verir.

Kişisel farkındalık ve davranış kalıpları arasındaki ilişki bu noktada önem kazanır. Tekrarladığımız davranışları tanıdıkça, yaşamımıza neyin yardımcı olduğunu ve neyin engel çıkardığını daha açık görebiliriz. Bu fark ediş, kendimizi yargılamak için değil; önümüzdeki seçenekleri daha bilinçli değerlendirmek için bir başlangıç olabilir.

Alışkanlıkların yaşamımıza etkisi de çoğu zaman küçük, tekrar eden seçimlerde görünür. Bir düşünceye ya da davranışa sık sık yönelmek, onu gündelik hayatımızın daha belirgin bir parçası hâline getirir. Bu nedenle kendimize şu soruları sorabiliriz: Hangi davranışlarımı besliyorum? Hangileri hedeflerime ve değer verdiğim şeylere yaklaşmama yardım ediyor? Hangi alışkanlıklarımı yeniden gözden geçirmem gerekiyor?

İçimizde beslediğimiz yönü seçmek

Bize yol gösterecek dinamik araçlardan yararlanmak her zaman mümkündür. Davranışlarımızı gözlemlemek, alışkanlıklarımızı tanımak ve kaynaklarımızı daha bilinçli kullanmak bu araçların başında gelir. Bunlar, karşımıza çıkan engelleri yok etmese de onları değerlendirip nasıl ilerleyeceğimizi görmemize yardımcı olabilir.

Kişisel farkındalığımız arttıkça, hangi yönümüzü güçlendirdiğimizi daha iyi anlayabiliriz. Her seçim büyük bir değişim yaratmak zorunda değildir; önemli olan, bizi destekleyen davranışlara düzenli biçimde yer açabilmektir. Böylece güçlükler karşısında yalnızca durumu seyretmek yerine, kendi payımıza düşen adımları seçebiliriz.

İçimizdeki iyilik ve kötülük mücadelesini düşünürken, bilge reisin cevabını hatırlamak yeterli: Hangi yönümüzü daha çok beslersek, yaşamımızda onun etkisi belirginleşir. Kişisel farkındalık ve doğru kullanılan kaynaklar, önümüze çıkan engellere rağmen bir nehir gibi yolumuza devam etmemize yardımcı olur.