Zaman takıntısı, sürekli hız ve iş peşinde koşmak, insanlara ve değişime yönelik önyargılar, utangaçlık, ego tatmini, yalnızca kendini düşünmek ve kendi kendine yapılan olumsuz konuşmalar… Bunlara seçeneklerin çokluğu, gelecek kaygısı ve geçmişi tekrar tekrar eşelemek de eklenebilir. Geçmiş yaşantıları ya da inançları sürdürmek için gösterdiğimiz yoğun çaba, bugün olup bitene uygun davranmamızı da zorlaştırabilir.

Bu davranış kalıpları birbirimizle bağ kurmamızı, karşımızdakini anlamamızı ve uyum içinde yaşamamızı güçleştirir. Yerlerine sevgiyle ve nezaketle yeni düşünme ve davranma biçimleri koymak, hem bireysel hem toplumsal ilişkilerimiz için önemlidir. İletişim becerileri yalnızca doğru kelimeleri seçmekten ibaret değildir; dinlemeyi, farklı ihtiyaçları fark etmeyi ve o anın koşullarına göre konuşmayı da kapsar.







