Dinlemekte en önemli şey, o anki ruh hâlimizdir. Fırsatımız varsa önce kendimizi gözden geçirelim. Konuşmaya uygun bir durumda değilsek bunu karşımızdakine açıkça söyleyebiliriz. Şartlar konuşmayı ertelemeye elvermiyorsa bize aktarılanları tarafsızca not edip daha sonra yeniden değerlendirmek de mümkündür. Hayatta dikkatimizi dağıtan çok şey var; rutin işlerimiz ve alışkanlıklarımız, karşımızdakini gerçekten dinlememize engel olmamalı.
Etkili dinleme, önce dinlemeye hazır olmakla başlar
İşitmekle dinlemek aynı şey değildir. Birinin sözleri kulağımıza ulaşabilir ama zihnimiz başka bir işle, geçmişte yaşadığımız bir olayla ya da o sırada hissettiğimiz gerginlikle meşgul olabilir. Etkili dinleme için dikkatimizi konuşana çevirmemiz, aceleyle yargıya varmadan ne anlatıldığını anlamaya çalışmamız gerekir. İletişimde dinlemenin önemi de burada ortaya çıkar: Dinlenmediğini hisseden kişi bunu çoğu zaman fark eder ve konuşma karşılıklı bir alışveriş olmaktan çıkar.







